Ay ve Mars’ta koloni kurma hedefleri büyürken, bu ortamlarda gıda üretimi konusu daha da önem kazanıyor. Ege Üniversitesi’nde yürütülen TÜBİTAK destekli projede, “Ay ve Mars toprağı” olarak bilinen regolitlerin simülantlarında domates yetiştirildi. Süreçte önce zorlu koşullara dayanabilen bitkilerle altyapı hazırlandı, ardından domatese geçildi.

Projenin yürütücüsü Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Rengin Özgür Uzilday, uzay biyolojisi alanındaki çalışmalarının regolitlerde tarımı mümkün kılmaya dönük olduğunu söyledi. Regolitlerin organik madde bakımından son derece fakir olduğuna dikkat çeken Uzilday, Dünya’dan Ay ya da Mars’a toprak götürmenin mümkün olmadığını vurgulayarak, çözümün regolitleri tarıma elverişli hale getirmekte olduğunu belirtti.

Önce ekstremofit bitkilerle biyolojik iyileştirme

Çalışmalar yaklaşık 15 ay önce başladı. Bu kapsamda ABD’den Ay ve Mars regolit simülantları, yapı bakımından benzeri olacak şekilde getirildi. Ekip, domatese geçmeden önce yüksek sıcaklık, ağır metal kirliliği, kuraklık ve tuzluluk gibi “ekstrem” çevresel koşullarda hayatta kalabilen bitkileri yetiştirdi.

Antarktika’da Shoesmith Buzulu’nda sembolik tırmanış: Hızlı erime uyarısı
Antarktika’da Shoesmith Buzulu’nda sembolik tırmanış: Hızlı erime uyarısı
İçeriği Görüntüle

İlk etapta turpgiller familyasından schrenkiella parvula, arabis alpina (kazteresi) ve noccaea sempervivum bitkileriyle denemeler yürütüldü. Bu aşamanın temel amacı, yapısal olarak regolitlere benzeyen ortamlerde yüksek miktarda bulunan metal ve tuz içeriğinin azaltılmasına yönelik iyileştirmeyi sağlayabilmekti.

Ekip, ekstremofit bitkiler aracılığıyla regolit benzeri yapıdaki çevresel baskılara karşı bir “biyolojik arındırma” süreci kurduklarını ifade etti. Ardından regolit simülantlarını domates üretimine uygun hale getirme aşamasına geçildi.

Domates aşamasında “yüksek miktarda meyve”

Projenin ikinci aşamasında ise metal ve tuz içeriği azaltılan regolit benzerlerinde domates yetiştirildi. Doç. Dr. Rengin Özgür Uzilday, Ay ve Mars regolitlerinde ekstremofit bitki yetiştirdiklerini, domates bitkisini yetiştirmeye başladıklarını ve bazı örneklerde “yüksek miktarda meyve de elde ettiklerini” söyledi.

Uzilday, bir sonraki adımda domates meyvelerinin kalitesini ve moleküler mekanizmalarını araştıracaklarını dile getirdi. Bu sayede yalnızca bitkinin yetişip yetişmediğinin değil, ürünlerin gelişim süreçlerinin ve olası stres yanıtlarının da değerlendirilmesi hedefleniyor.

Proje kapsamında eşi olan Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Tansel Kaygısız da domateslerde hasat olgunluğuna gelen örneklerde detaylı kalite analizleri yapacaklarını belirtti. Kaygısız, hem Dünya toprağında hem de regolit simülasyonlarında yetişen meyvelerin karşılaştırılacağını, elde edilecek verilerin ürünlerin tüketilebilirliği konusunda yol gösterici olacağını kaydetti.

Uzilday ayrıca, “Ay ve Mars toprağı” olarak bilinen regolitlerin organik madde açısından çok yetersiz olduğuna ve doğal bir canlılık barındırmadığına dikkat çekti. Mikro yer çekimi ortamında bitki yetiştirmenin sınırlı koşullarda mümkün olduğuna değinen Uzilday, bu nedenle regolitlerde bitki yetiştirme fikri üzerinde çalıştıklarını ve zaman içinde elde edilecek bilgilerin doğrudan hedef bölgelere aktarılmasını amaçladıklarını söyledi.