Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde Ravive Kozmetik’te 8 Kasım 2025’te çıkan yangında 3’ü çocuk 7 işçi yaşamını yitirmişti. Yangına ilişkin fabrika sahipleri ve yöneticilerinin de aralarında bulunduğu sanıkların yargılandığı davanın 4. celsesi, Kocaeli Kandıra Cezaevi Kampüsü’nde görülüyor.
Bugünkü duruşmada dikkat çeken gelişme, ana dosyayla birleştirilen kamu görevlileri davası oldu. Mahkeme, 7 Dilovası Belediyesi görevlisini bugün ilk kez hâkim karşısına çıkardı. Duruşma öncesinde ise aileler ve sendikalar, kampüs önünde bir araya gelerek açıklama yaptı.
Sendikalar ve aileler duruşma öncesi kampüs önünde yürüdü
Duruşma başlamadan önce Gebze Sendikalar Birliği, Kocaeli Kandıra Cezaevi Kampüsü önüne sloganlarla yürüdü. İşçilerin ailelerinin de katıldığı yürüyüşün ardından basın açıklaması yapıldı.
Dava avukatlarından Mürsel Ünder, kamu görevlileri hakkında yürütülen soruşturma kapsamında Sağlık Bakanı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı hakkında da suç duyurusunda bulunduklarını söyledi. Ünder, soruşturmanın bakanlara kadar uzanmadığını belirtti.
Ünder, “İş cinayetlerine duyarlı olan tüm kamuoyu ile birlikte mücadeleyi sürdüreceğiz” dedi. Ayrıca, yargılananların tamamının “katliam düzeni” tanımlaması yaptığını savundu. Dilovası’ndaki işletmelerin büyük bölümünün kaçak olduğu yönündeki savunmalara da tepki gösteren Ünder, bunun normalleştirildiğini ifade etti.
Ünder, “Dilovası’nın yüzde 80’inin kaçak işletmelerle dolu olduğu üzerinden bir savunma yapıyorlar. Bu savunma değil, bu bir kabuldür” diyerek, kamu görevlilerinin “müdahale etmemiyorum” yaklaşımına dayanan bir savunma üretilmesine karşı çıktı.
“Şov yapıyorsunuz” tartışması: Aileler ve avukatlar tepki gösterdi
Kamu görevlilerinin savunmalarının alınacağı duruşma öncesinde kampüs önünde kalabalık oluştu. Çok sayıda belediye personeli ve yakınları da duruşmaya geldi. Bu sırada, yangında yaşamını yitiren işçilerin aileleri ile belediye çalışanları ve yakınları arasında sözlü tartışma yaşandı.
Ailelere “Şov yapıyorsunuz” şeklinde sözler yöneltildi. Bunun üzerine aileler ve avukatlar tepki gösterdi. Tepkide, “Şov yapıyorsunuz diye hadsizce konuşanlara da bunun hesabını soracağız, gizli ortaklık ilişkilerini de soracağız. Sorumlusu olan en alt düzeyinden en üst düzeyine kadar hesap sormak için mücadelemizi sürdürüyoruz” ifadeleri kullanıldı.
İddianamenin özeti okundu, Necati Temiz ruhsat savunması yaptı
Duruşma, kamu görevlilerinin kimlik tespitiyle başladı. Ardından iddianamenin özetinin okunmasına geçildi.
İddianamenin özetinin tamamlanmasının ardından sanıkların savunmaları alındı. Eski Dilovası Belediye Başkan Yardımcısı Necati Temiz, 2024 yerel seçimlerinde belediye meclis üyesi olarak seçildiğini, ardından belediye başkan yardımcısı görevine getirildiğini aktardı.
Temiz, belediyenin işletmeye herhangi bir ruhsat vermediğini savundu. Ruhsatın fabrikanın eski adresi için verildiğini belirten Temiz, ruhsata ilişkin belgelerin ruhsat biriminde görev yapan Özkan adlı memur tarafından kendisine getirildiğini ve kendisinin de belgeleri imzaladığını söyledi.
Duruşma sırasında hâkim, ruhsat dosyasında yangın tesisatına ilişkin bölüme dikkat çekti. Hâkim, evrakta “yangın tesisatı” kısmının boş olduğunun, bölümde herhangi bir unsur bulunmadığının işaretlendiğinin ancak buna rağmen yalnızca imza atıldığının altını çizdi.
Temiz, Ravive Kozmetik şirketinin sahiplerinden Kurtuluş Oransal’ı tanımadığını söyledi. Sahada denetim yapma yetkisinin bulunmadığını belirten Temiz, fabrikayı şahsen görmediğini de ifade etti.
Bu kısımda duruşma gerginleşti. Hayatını kaybeden işçilerin ailelerinin avukatları, Temiz’e “aktif siyaseti bırakma” süreciyle ilgili sorular yöneltti. Temiz’in avukatının, “Bu soru sorulur mu, bu ne biçim soru?” diyerek tepki göstermesi üzerine tartışma büyüdü. Yaşanan gerginliğin ardından Temiz’in savunması ve çapraz sorgusu sona erdi ve hâkim duruşmaya bir saat ara verdi.
Tutuklu Hüseyin Öztürk: “Kaymakam kaçak yapıda yıkım kararı alıyor”
Ara sonrası tutuklu sanık eski İmar ve Şehircilik Müdürü Hüseyin Öztürk’ün savunmasına geçildi. Öztürk, Dilovası’nın 1987 yılında kurulduğunu belirterek ilçedeki mahallelerin yaklaşık yüzde 95’inin kaçak yapılardan oluştuğunu ileri sürdü. Kaçak yapıların arasında kamu binalarının da bulunduğunu söyleyen Öztürk, camiler, kaymakamlık binası, emniyet binası ve itfaiye binasını da bu kapsamda değerlendirdi.
Öztürk, ilçedeki kaçak yapılaşmaya dair yıkım kararlarının uygulanmadığını savunarak, “Kaymakam kaçak bir yapıda, kaçak yapılar üzerine karar alıp yıkım kararı alıyor. Dilovası ilçe merkezinde yıllardır yıkım kararı alınmasına rağmen hiçbir yapı yıkılmamıştır” dedi.
Öztürk ayrıca, kamuoyunda Dilovası Belediyesi’nin yangının yaşandığı binayla ilgili siyasi ya da başka bir menfaat nedeniyle yıkım kararı almadığı yönündeki algıya da yanıt verdi. Öztürk, “Dilovası kurulduğundan bu yana hiçbir yapı yıkılmamıştır” ifadelerini kullandı. Öztürk’ün savunmasının ardından çapraz sorguya geçildi.




