Gündem

Uğur Yıldırım davasında duruşma ertelendi: Kamera kayıtlarıyla ilgili istek gündemde

Özel Mor Menekşe Bakım Merkezi’nde 22 Ekim 2024’te şüpheli şekilde yaşamını yitiren otizmli Uğur Yıldırım’ın davasında duruşma görüldü. Kamera kayıtlarına ilişkin ham görüntü talebi ve eksiklik tespiti nedeniyle tutuklama kararı verilmezken, sonraki duruşma 21 Ekim 13.30’a ertelendi.

Özel Mor Menekşe Bakım Merkezi’nde kaldığı sırada 22 Ekim 2024’te şüpheli şekilde hayatını kaybeden otizmli Uğur Yıldırım’ın davasında yargı süreci yeniden mahkeme gündemine geldi. Bakırköy Adliyesi 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada 9 tanığın dinlenmesi planlandı. Duruşmanın öne çıkan kısmında ise kamera kayıtlarına ilişkin talep ve kayıtların eksik bulunması yer aldı.

Mahkeme, kamera kayıtlarına dair “ham görüntü” istemini değerlendirdi. Kayıtlarda eksiklik olduğu tespit edildiği için bu aşamada tutuklama kararı verilmedi. Davanın seyrini etkileyen bu detayın ardından, dosyada işlemlerin tamamlanması için duruşma ileri bir tarihe alındı.

Kamera kayıtları istenince tutuklama olmadı

Dün Bakırköy Adliyesi 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan duruşmada, kamera kayıtlarının ham görüntülerinin istenmesine karar verildi. Ancak kamera kayıtlarında eksiklik olduğu tespit edilince, bu eksikliklerin yargısal değerlendirmeye etkisi gözetilerek tutuklama yoluna gidilmedi.

Mahkeme, kayıtlarla ilgili sürecin tamamlanması için tarafların taleplerinin de dikkate alınacağını belirtti. Eksikliğin giderilmesine yönelik yapılacak çalışmaların ardından dosyanın daha net şekilde ilerlemesi hedefleniyor.

Duruşma 21 Ekim’de, 13.30’da yapılacak

Yapılan değerlendirmenin ardından mahkeme, davanın bir sonraki duruşmasını 21 Ekim saat 13.30’a erteledi. Bu tarihte tanık ifadeleri ve kamera kayıtlarıyla ilgili taleplerin daha kapsamlı biçimde ele alınması bekleniyor.

Duruşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP’li Aylin Nazlıaka, yaşam hakkının korunmasının devletin temel yükümlülüklerinden olduğunu söyledi. Nazlıaka, engelli bireyler söz konusu olduğunda bu sorumluluğun daha da önem kazandığını ifade etti.

Uğur Yıldırım’ın bakım merkezinde hayatını kaybetmesini “yalnızca bir kurumun değil” denetim mekanizmasının tamamının sorgulanmasını gerektiren ağır bir olay olarak nitelendiren Nazlıaka, daha önce Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı kuruluşlarda ve Bakanlık tarafından ruhsatlandırılan özel bakım merkezlerinde ihmale dayalı ölümlerin yaşandığını belirtti.

CHP’li Nazlıaka ayrıca, gerekli derslerin çıkarılmadığını ve etkin bir denetim sisteminin kurulamadığını savundu. Aylin Nazlıaka’nın açıklamalarında; Bakanın ülkesindeki sorunlara yeterince odaklanmadığı yönündeki eleştirisi de yer aldı.

“Bu dava yalnızca bir annenin davası değil”

Nazlıaka, tutuklama olmamasının Uğur Yıldırım’ın acılı annesinin yüreğini daha da yaktığını dile getirdi. Nazlıaka, oğlunu kaybetmenin tarifsiz acısını yaşarken aynı zamanda adalet mücadelesi veren annenin yanında olduklarını belirterek, davanın engelli bireylerin yaşam hakkını ve insan onurunu savunan herkesin davası olduğunu söyledi.

Açıklamada, Uğur için adalet sağlanmadan kimsenin görevini yapmış sayılmayacağı vurgulandı. Duruşmanın 21 Ekim’de devam etmesiyle birlikte, kamera kayıtlarına dair eksikliğin nasıl giderileceği ve delillerin nasıl değerlendirileceği merakla bekleniyor.