Türkiye Barolar Birliği (TBB), yurt dışından kendi isteğiyle Türkiye’ye döndükten sonra gözaltına alınan komedyen Deniz Göktaş’a ters kelepçe takılması ve bu anlara ilişkin görüntülerin kamuoyuna servis edilmesi üzerine harekete geçti. TBB, olayla ilgili sorumlular hakkında hem suç duyurusunda bulundu hem de İçişleri Bakanlığı’na idari/Disiplin başvurusu yapılmasını istedi.
TBB’nin açıklamasında, gözaltındaki bir kişiye kelepçe kullanımının ve kelepçeli görüntülerin paylaşılmasının hukuka aykırı olduğu vurgulandı. Birlik ayrıca, yapılan uygulamanın masumiyet karinesini zedelediğini ve soruşturmanın gizliliğini ihlal ettiğini savundu.
Ters kelepçe ve görüntülerin servis edilmesi hukuk dışı
TBB, Deniz Göktaş’la ilgili olarak emniyette ters kelepçe uygulandığını ve söz konusu görüntülerin basına verildiğini belirterek suç duyurusunda bulundu. Birlik, bu usulsüz uygulamalar nedeniyle adli ve idari süreçlerin başlatıldığını ifade etti.
TBB Başkanı Erinç Sağkan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, bu tür uygulamaların sıradanlaşmasına izin verilmemesi gerektiğini dile getirdi. Sağkan açıklamasında, ters kelepçe kullanımının ve gözaltındaki kişilerin kelepçeli görüntülerinin basına sızdırılmasının demokratik bir hukuk devletinin yaklaşımı olmadığını söyledi.
TBB Başkanı Sağkan, “Ters kelepçe kullanımı, gözaltındaki kişilerin kelepçeli görüntülerinin basına sızdırılması gibi hukuka aykırı uygulamalar demokratik bir hukuk devletinin değil polis devleti anlayışının uygulamalarıdır. Bu usulsüz uygulamaların olağanlaşmasına müsaade edemeyiz, etmemeliyiz.” ifadelerini kullandı. Sağkan, Deniz Göktaş’a ilişkin soruşturma aşamasında yaşanan hak ihlallerine karşı gerekli suç duyurularının ve idari başvuruların yapıldığını belirtti.
“Yasal dayanak yok” iddiası ve İçişleri Bakanlığı’na disiplin talebi
TBB tarafından yapılan açıklamada, kaçma şüphesi bulunmayan ve kendisine ya da çevresine zarar verme riski taşımayan kişiler hakkında ters kelepçe uygulanmasının yasal hiçbir dayanağının bulunmadığı savunuldu. Birlik, uygulamanın masumiyet karinesini ve lekelenmeme hakkını ihlal ettiğini ileri sürdü.
Açıklamada ayrıca, gözaltı anlarına ait görüntülerin sızdırılmasının soruşturmanın gizliliğini ihlal ettiği, insan onurunu aşağılamayı amaçladığı ifade edildi. TBB, sorumluların tespit edilerek haklarında kamu davası açılmasını istedi.
Adli süreçle birlikte TBB’nin İçişleri Bakanlığı’na da resmi başvuru yaptığı belirtildi. Başvuruda, ters kelepçe takılmasına ve görüntülerin teşhir edilmesine sebep olan kolluk görevlilerinin “görev ve yetkilerini kötüye kullanmak suretiyle zor kullanma yetkisinin sınırını aştığı” ifade edildi. TBB, ilgili kamu görevlileri hakkında idari soruşturma yürütülerek disiplin cezası uygulanmasını talep etti.
Deniz Göktaş’ın emniyette “çekim yapıldı” sözleri
Deniz Göktaş da tutuklanmasının ardından avukatları aracılığıyla 7 Temmuz’da ilk açıklamasını yapmıştı. Göktaş, emniyette maruz kaldığı muameleye tepki göstererek gözaltı sürecinde kendisinin adeta sosyal medya içeriği üretilir gibi görüntülendiğini ifade etmişti.
Göktaş, açıklamasında rızası olmadan ters kelepçe yapıldığını belirterek süreci şöyle anlatmıştı: “Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, 'ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için' demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken 'arkadaşlar bir saniye bozmayın' deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.”
Bu anlatımın ardından TBB’nin başlattığı suç duyurusu ve idari/Disiplin girişimleri, gözaltı sürecindeki uygulamalar ve görüntülerin paylaşım şekli açısından tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.





