Gündem

Rojin Kabaiş soruşturmasına tepki: Telefon “açılacaksa” neden hâlâ açılmadı?

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, yürütülen soruşturmanın hızlandırılmasını isterken üniversitenin güvenlik kameraları ve cep telefonu incelemesinin önemine dikkat çekti. Süreçte Süleyman Soylu’nun “telefon asit kuyusunda da olsa” sözlerini hatırlattı.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmanın yeterince etkin ilerlemediğini düşünen ailesi, bir kez daha kamuoyunun gündemine geldi. Nizamettin Kabaiş, kızının ölümünün aydınlatılması için güvenlik kameraları, cep telefonu incelemesi ve DNA çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini söyledi.

Basın açıklamasında üniversite yönetiminin de sorumluluğunun araştırılmasını isteyen Kabaiş, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “Telefon asit kuyusunda da olsa biz o telefonu açarız” sözünü hatırlatarak, telefonun neden açılmadığını sordu.

“Telefonun açılması kritik” diyerek Soylu’yu hatırlattı

Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, soruşturma kapsamında kızının cep telefonunun incelenmesinin olayın aydınlanması açısından kritik olduğunu belirtti. Telefonla ilgili sürecin neden tamamlanamadığını soran Kabaiş, Soylu’nun daha önce yaptığı açıklamaya atıf yaparak benzer bir yaklaşımın neden hayata geçirilemediğini dile getirdi.

Kabaiş, “Madem açabiliyorsunuz, neden iki yıldır bize bu acıyı yaşatıyorsunuz?” diyerek tepki gösterdi. Ayrıca telefon incelemesinin farklı ülkelere gönderildiği iddiasını gündeme getirip, cihazın açılmasının mutlaka yapılması gereken bir adım olduğunu vurguladı.

Kabaiş, soruşturmanın yalnızca telefon incelemesiyle sınırlı olmadığını, DNA çalışmalarında da gecikmeler yaşandığını öne sürdü. Yaklaşık 2 bin 500 kişinin DNA örneğinin inceleneceğinin ifade edildiğini, ancak şu ana kadar yalnızca 400-500 kişinin incelendiğini savundu.

Kamera kayıtları ve üniversite yönetimi tartışması

Nizamettin Kabaiş, kızının kaybolduğu noktada güvenlik kulübesi ve döner güvenlik kamerası bulunduğunu söyledi. Üniversite yönetiminin aileye, kameraların çalışmadığı yönünde bilgi verdiğini ileri süren Kabaiş, daha sonra Adalet Bakanlığı’na gönderilen yazıda kameraların arızalı olmadığının bildirildiğini ifade etti.

Bu çelişkiye dikkat çeken Kabaiş, “Madem hiçbir kamera bozuk değil, o görüntüler nerede?” sorusunu yöneltti. Ona göre, telefonun açılmaması ve bazı DNA sonuçlarına ilişkin ilerlemenin olmaması, dosyanın eksik incelendiğini gösteriyor.

Kabaiş ayrıca üniversite yönetiminin de soruşturma kapsamına alınması gerektiğini vurguladı. “Üniversiteyle ilgili neden bir sorgulama yapmıyorsunuz?” diyerek tepki gösteren Kabaiş, şimdiye kadar üniversite tarafında gözaltı gibi bir adım atılmadığını öne sürdü.

Öte yandan, otopsinin gerçekleştirildiği süreçte rektörle ilgili iddialarını da tekrar etti. Rektörün hastaneden ayrılmadığı iddiası ve otopsi sürecine dair detayların incelenmesi gerektiğini savunan Kabaiş, delillerin karartıldığına dair kanaatini açıkça dile getirdi.

Gizlilik kararı, kampüs eylemleri ve başka dosyalarla kıyas

Nizamettin Kabaiş, kızının kaybolmasının ardından kampüste düzenlenen eylemlere müdahale edildiğini iddia etti. Üniversite yönetiminin emniyet güçlerini kampüse çağırdığını, öğrencilerin şiddete maruz kaldığını öne sürdü.

Dosyadaki gizlilik kararı nedeniyle bilgi alamadıklarını söyleyen Kabaiş, Mollakasım bölgesindeki çok sayıdaki villa ve iş yerinin güvenlik kameralarının da incelenmesi gerektiğini ifade etti. Olayın bir an önce aydınlatılmasını isteyen Kabaiş, “Çocuğumuza ne olduğunu bize söyleyin” sözleriyle ailelerinin yaşadığı acıyı yeniden dile getirdi.

Tunceli’de kaybolan Gülistan Doku dosyasına da atıf yapan Kabaiş, benzer şekilde soruşturmanın nasıl yürütüldüğü üzerinden bir kıyas yaptı. “Neden Rojin Kabaiş için Van Üniversitesi’nin rektörüne soru sormuyorlar?” diyerek, adli süreçteki tutarlılığa dikkat çekti.

Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin dosyanın, hem telefon incelemesi hem kamera kayıtları hem de DNA çalışmaları üzerinden yeniden ve hızla ele alınmasını isteyen Kabaiş, Adalet Bakanı’nın konuyu takip etmesi çağrısında bulundu.