YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Fransa’da yayın yapan Le Monde gazetesine dikkat çeken bir yazı kaleme aldı. Özel, yazısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yalnızca demokrasiyi geriletmediğini, muhalefetin fiilen iktidara gelmesinin önünü kesmeye dönük yeni bir düzen kurma çabasında olduğunu ileri sürdü.
Özgür Özel, Türkiye’nin NATO’daki stratejik öneminin arttığı bir dönemde demokratik kurumların zayıflamasının göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Yazıda, Avrupa’nın çelişkili bir şekilde Türkiye’ye hem askerî ihtiyaç duyup hem de demokrasi başlığını ikinci plana ittiği eleştirisi öne çıktı.
“Siyasi rekabet giderek ortadan kalktı”
Özgür Özel, Avrupa’nın yıllarca Türkiye’ye göç, güvenlik ve jeopolitik penceresinden baktığını söyleyerek, bugün ise daha temel bir meselenin öne çıktığını ifade etti. Ona göre Türkiye’de seçimler sürüyor olsa bile siyasi rekabetin giderek ortadan kaldırıldığı bir ortamda demokrasinin ayakta kalıp kalamayacağı tartışmanın merkezinde.
Özel, bunun yalnızca iç siyaset meselesi olmadığını, NATO’nun kritik üyelerinden biri olan Türkiye’de demokrasinin alacağı yönün ittifakın geleceğini de doğrudan etkileyeceğini dile getirdi. Erdoğan’ın, demokrasiyi gerilettiği ve muhalefetin “kâğıt üzerinde varlığını sürdürdüğü”, ancak iktidara gelişinin “fiilen imkânsız hale geldiği” bir düzen kurma gayreti içinde olduğunu savundu.
“Kırılma noktası 2024 yerel seçimler oldu”
Özgür Özel’e göre sürecin kırılma noktası 2024 yerel seçimleriydi. Yazıda, 2024 yerel seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nin Türkiye’nin birinci partisi konumuna yükseldiği; AK Parti’nin ise 2002’den bu yana ilk kez ülke genelinde seçim kaybettiği kaydedildi. Özel, sandıktan çıkan sonucun iktidarın görmek istemediği bir gerçeği ortaya koyduğunu savundu: AKP’nin “demokratik seçim yoluyla yenilebildiği”.
Özel, bu tabloya sandıkla cevap verilmediğini, bunun yerine yargının devreye sokulduğunu öne sürdü. Partisinin yönettiği belediyelere soruşturmalar yürütüldüğünü, çok sayıda belediye başkanının gözaltına alındığını ya da tutuklandığını iddia eden Özel, ardından tartışmalı bir mahkeme kararıyla kendi görevinden uzaklaştırıldığını ve Erdoğan’a karşı defalarca seçim kaybetmiş selefinin yeniden göreve getirildiğini yazdı.
“İzlenen yöntem son derece açıktı” diyen Özel; önce en güçlü rakibin devre dışı bırakılması, ardından muhalefet belediyelerinin hedef alınması ve son aşamada yargı eliyle muhalefetin yeniden şekillendirilmesi yaklaşımından söz etti.
Yeni Parti’den Avrupa’ya mesaj
Özgür Özel, bu nedenle 24 Temmuz’da 91 milletvekili olarak YENİ Parti’nin kurulduğunu söyledi. Yazıda, YENİ Parti’nin TBMM’de en büyük muhalefet grubu olduğu belirtilirken partinin farklı siyasi geleneklerden gelen demokratları ortak bir ilke etrafında buluşturduğu ifade edildi: İktidarların hukuka hesap vermesi ve hukuku kendi iktidarını korumanın aracı haline getirmemesi.
Özel, Avrupa’nın Türkiye’yi hem NATO açısından vazgeçilmez görüp hem de demokrasi gerilemesini görmezden gelmesinin bir sorun oluşturduğunu dile getirdi. Türkiye’nin stratejik öneminin ordunun gücü, coğrafi konumu ve Karadeniz’e açılan kapıyı kontrol etmesi nedeniyle arttığını ifade eden Özel, ancak bu önemin demokratik gerileme için mazeret olamayacağını vurguladı.
Yazıda, Türkiye’nin yargı bağımsızlığının zayıfladığı, AİHM kararlarının uygulanmasının güçleştiği ve seçilmiş belediye başkanlarının mahkeme kararlarıyla görevden uzaklaştırıldığı yönündeki eleştiriler de yer aldı. Özgür Özel, Batı başkentlerinde yaşananların “yalnızca insan hakları başlığı altında” değerlendirilmesini büyük bir yanılgı olarak nitelendirdi.
Özel, “Türkiye’nin demokratik geleceğine elbette Türk milleti karar verecektir” derken, müttefiklerin Türkiye’nin siyasetini belirlemeye çalışmaması gerektiğini söyledi. Beklentinin “demokratik gerilemenin hiçbir stratejik sonuç doğurmadığını varsaymaktan vazgeçmeleri” olduğunu belirten Özel, Avrupa’nın geleceğinin Türkiye’de demokrasiden ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı.