Neden kadınlar her zaman iyi geçinmek zorunda?

Bu soruyu hiç düşündünüz mü?

Akşam ailenizle haberleri izlerken babanız bir faili aklarcasına konuştuğunda ona cevap verdiğiniz zaman anneniz, sessizce size “Şşşt kızım boş ver” dedi mi?

Neden biz her zaman susmak zorundayız?

Ya da hiç tanımadığınız bir eve gittiğinizde ve oradaki tek kadın siz olduğunuzda; “Hadi evin kızı sensin kalk çayları koy” denildiğinde, o ev senin olmamasına ve sen de misafir olmana rağmen neden susarsın?

Neden hep biz susarız?

Feminist kimliğimi bazen sırf huzur kaçmasın diye sildiğimi hissediyorum. İçimden bağırmak gelirken gülümsüyorum. “Bunu da şimdi söylemeyeyim” diyorum. “Ortam gerilmesin” diyorum. “Annem üzülmesin” diyorum. “Şimdi kavga çıkmasın” diyorum.

Neden biz bunu yapmak zorundayız?

Onlar doğruyu yapmadığı için utanması gerekirken neden biz doğruyu haykırınca damgalanıyor ve huzur kaçıran oluyoruz?

Bir masada kadın düşmanı bir şaka yapıldığında herkes gülerse sorun yok. Ama sen gülmezsen, bir anda sorun sen ve senin alınganlığın oluveriyor. Sen abartıyorsun. Biri hadsiz bir cümle kurar, sen cevap verirsin; bir anda konu onun terbiyesizliği olmaktan çıkar, senin “çok tepki” vermene döner. İşte kadınların iyi geçinmek zorunda bırakıldığı yer tam olarak burasıdır. Bizden sadece susmamız değil, haksızlığa ortak olmamız da beklenir.

Kadınlar Neden Her Zaman Iyi Geçinmek Zorunda (5)

Mesela geçtiğimiz günlerde dondurmacıda sıra beklerken, çalışan kişiye “Neye göre sırayı alıyorsun, ne kadar zamandır bekliyoruz” dedim diye bir adam hemen araya girdi.

Konuyla hiçbir ilgisi yoktu.

Sıra onun değildi.

Dondurmacı onun değildi.

Çalışan kişi onun oğlu değildi.

Ama bir kadının kamusal alanda sesini yükseltmesi ona yetti.

Bütün erkekliğiyle dönüp “Bacım oğlan işini yapıyo, bekle sıranı” diye bağırdı.

Ben de ona “Sen ne atlıyorsun, arkadan önüne dön” dedim.

Şok oldu.

Çünkü bazı erkekler kadınların kendilerine cevap vermesine gerçekten alışık değil.

Kadınların sinirlenmesini biliyorlar ama içinden sinirlenmesini istiyorlar.

Kadınların rahatsız olmasını biliyorlar ama bunu belli etmemesini istiyorlar.

Kadınların haksızlığa uğramasını normal buluyorlar ama haksızlığa cevap vermesini “anormal” buluyorlar.

O adam da bana tam olarak bunu söyledi: Normal olmadığımı.

Yanımda ailem olmasa o korkunç adamın taşşaklarına tekmeyi basabilirdim ama onun yerine "Sen kadınların sana cevap vermemesine çok alışmışsın, kapa çeneni" dedim. Bazen küfür etmen gerek erkeklere bazen onlarla onların dilinde konuşman gerek.

"Sen kadınsın sus" dendiğinde bağırman lazım suratına.

O korkunç adam benim kadın gibi davranmamı istiyordu.

Yani onun kafasındaki kadın gibi:

Susacak.

Alttan alacak.

Cevap vermeyecek.

Erkeğin sesini bastırmasına izin verecek.

Kadınlar Neden Her Zaman Iyi Geçinmek Zorunda (2)

Bugün de bunun üzerine düşünmek ve size fikirlerimi aktarmak istiyorum. Her zaman bir yazar olmak istedim binlerce yarım projem -tamam abartmıyorum ama en az 20- var. Bu köşede kim olduğunu bilmediğim okurlarımla buluşmayı seviyor ve olabildiğince kadın olmak üzerine yazmak istiyorum. Fazla gevezelik yaptım şimdi kendi konumuza geçelim.

Kadınlar neden hep iyi geçinmek zorunda?

Çünkü kadınlar; küçük yaştan itibaren huzursuzluğu saklamak için alttan alan olmak için eğitiliyor. İşte bu yüzden her zaman insanlarla hep iyi geçinmek zorundayız. Yıllardır süregelen bu patriyarkal düzen yüzünden kadın hep eziliyor erkekse hep haklı oluyor.

Erkek kırabilir.

Kadın toparlar.

Erkek susabilir.

Kadın konuşmayı başlatır.

Erkek öfkelenebilir.

Kadın sakin kalır.

Erkek haksız olabilir.

Kadın yine de “uzatmaz.”

İşte bu yüzden kadınlardan her zaman iyi geçinmesi bekleniyor.

Çünkü öfkeli kadınlar patriyarkanın en çok korktuğu şey…

Kadınlar Neden Her Zaman Iyi Geçinmek Zorunda (3)

Annelerimiz bize susmayı neden öğretti?

Peki, annelerimiz neden hep bizi susturmaya çalıştı? Aslında bunun cevabı hem oldukça basit hem de çok acı.

Çünkü onlar bu zamana kadar öyle hayatta kaldı ve bizi kendilerince korumaya çalışıyorlar. Çünkü bazı kadınlar için susmak kurtulmak demekti.

Sistemden korunmak için sistemin parçası haline gelmen gerek. Belki de onlar da gençken annelerine kendilerini susturdukları için kızıyordu. Belki onlar da bir gün “hayır” demek istediler. Belki onların da içinden bağırmak geldi.

Ama patriyarka öyle bir şey ki sen fark etmeden etini kemiğini sömürür ve seni de bir destekçisi yapar.

Eğer durup ne oluyor ya demezsen, o gün “Aman huzur kaçmasın” dersen. Bir, iki, üç derken bir bakmışsın sen de annene dönüşmüşsün. Sen de bir başka kadına “Şşşt boş ver” derken bulmuşsun kendini. Erkekler seni de sindirmeyi başarmış.

Cümlelerimin yanlış anlaşılabileceğinin farkındayım. Asla ama asla annelerimizi ya da patriyarkal sisteme hizmet eden kadınları küçümsemiyorum. Çünkü onlar bu sistemin içinde var olmaya çalışırken öğrendiklerini diğer kadınlara aktarıp kendilerince iyilik yapıyorlar.

Ama yine de bunu konuşmak zorundayız.

Çünkü bir kadın bizi susturduğunda bile, çoğu zaman onun ağzından konuşan şey kendi sesi değil; yıllardır içine işlenmiş patriyarka oluyor.

Onlara kızamaktansa; doğruyu hatırlatmak, o içlerindeki asi kadını ortaya çıkarmak daha önemli.

Kadınlar Neden Her Zaman Iyi Geçinmek Zorunda (1)

Kadın konuşunca kimin huzuru kaçıyor?

Bilin bakalım bir kadın konuştuğunda hep kimin huzuru kaçıyor? Cevap veriyorum: ERKEKLERİN!

Huzur, huzur, huzur... Bıktım bu huzurdan. Yeter artık huzurumuz kaçsın!

Çünkü yıllardır “Aman ağzımızın tadı kaçmasın” (Yaprak Dökümü Hayriye tadında oldu ama neyse) diye diye kadınların ağzındaki bütün cümleleri yutturdular. Bu evlerde, bu masalarda, bu akraba sohbetlerinde ağzımızın tadı kaçmasın diye en çok kadınların sesi kısıldı.

Bizim yuttuğumuz cümleler neden kimsenin umurunda olmuyor?

Bizim içimizde biriken öfke neden huzurdan sayılmıyor?

Cinsiyetçi şekilde konuşan bir adama cevap verince benim huzurum kaçmıyor açıkcası. O adamın huzuru kaçıyorsa da ne mutlu bana.

Bu insanların huzur dedikleri şey gerçekten huzur değil.

Kadınların sustuğu bir sessizlik.

Erkeklerin rahat ettiği, kadınların kendini yuttuğu bir düzen.

Herkesin konuşabildiği ama kadının ölçerek konuştuğu bir masaya huzurlu masa denmez.

Kadınlar Neden Her Zaman Iyi Geçinmek Zorunda (4)

BELKİ DE ARTIK HUZUR KAÇIRMAK GEREKİR!

Belki de mesele artık daha iyi geçinmek değildir.

Belki de mesele, yıllardır bize iyi geçinmemiz öğretilen şeylerle ilk kez geçinememektir.

Haksızlıkla iyi geçinmemek.

Cinsiyetçilikle iyi geçinmemek.

Masadaki suskunlukla iyi geçinmemek.

“Boş ver”lerle, “uzatma”larla, “sen de çok abartıyorsun”larla iyi geçinmemek.

Çünkü bazen feminist olmak, herkesin huzur dediği o sessizliğin aslında kimin suskunluğu üzerine kurulduğunu sormaktır.

Bazen huzur dedikleri şey zaten bizim üstümüze çökmüş bir sessizliktir.

Ve belki de artık HUZUR KAÇIRMANIN zamanı gelmiştir.