AKP iktidarının madencilik şirketleri lehine aldığı kararların bir yenisi Kastamonu Tosya’da gündeme geldi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Kolin Holding’e bağlı Hekimhan Madencilik’in maden arama projesi için çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) gerekli değildir kararı verdi.
Bölge halkının aylardır sürdürdüğü itirazlar ve ÇED’siz sondaj tartışmalarının ardından başlayan süreç, Bakanlık kararıyla proje lehine sonuçlandı. Karar, Devrez Vadisi’nde uzun süre “ÇED işletilmeden yürütülen” sondaj faaliyetleri sonrasında şekillenen mücadelede kritik bir kırılma olarak değerlendirildi.
Bakanlık “ÇED Gerekli Değildir” dedi
Bakanlık, Kastamonu Tosya’da Hekimhan Madencilik’in maden arama projesine ÇED sürecinin gerekmeyeceğini bildirdi. Böylece, Devrez Vadisi’nde aylarca sürdürülen sondajların ardından halkın direnişiyle gündeme gelen ÇED süreci, proje lehine tamamlandı.
Kararın; tarım alanları, su kaynakları ve yaşam alanları üzerindeki riskler dile getirilmesine rağmen çıkarıldığı ifade edildi. Yaşam savunucuları, bölgede sürdürülen sondaj faaliyetlerinin özellikle Tosya pirincinin üretildiği tarım arazileri ve su varlıkları açısından tehdit oluşturduğunu uzun süredir vurguluyordu.
45 sondaj kuyusu, 8 çamur havuzu
Bakanlık kararının kapsamına göre şirket, büyük oranda orman ve tarım arazisi vasfındaki alanlarda 45 adet sondaj kuyusu açabilecek. Sondaj sıvısının depolanması için de 8 adet çamur havuzu inşa edilmesi öngörülüyor.
Proje ayrıca 7 adet yarma açılmasını da içeriyor. Kaynak metinde, şirketin arama faaliyetlerini genişletmek istemesiyle “yarma” yöntemini eklediği ve bu eklemenin mevcut süreçteki muafiyet tartışmalarını etkilediği aktarılıyor.
Şirketin Nisan 2025’te sahaya girdiği belirtiliyor. Yol yapımı ve sondaj faaliyetleri sırasında bölgede çok sayıda ağacın kesildiği bilgisi de yer alıyor. Şirketin 2028 yılına kadar sondaj izni aldığı öğrenilen dosyada, arama projesine yönelik itirazların ise halkın direnişiyle birlikte büyüdüğü kaydediliyor.
Metne göre Mart ayına gelindiğinde hem muafiyetin ortadan kalkması hem de halkın mücadelesinin sürmesi, şirketi Bakanlığa başvurmaya yöneltti. Böylece ÇED sürecinin resmi olarak başladığı ifade ediliyor.