10 Ekim Katliamı davasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirten IŞİD sanığı Ömer Deniz Dündar, örgütün Türkiye yapılanmasına ve kanlı eylemlerine dair dikkat çekici açıklamalar yaptı. Dündar, örgütün Türkiye’de planlayıp hayata geçiremediği dört saldırıya ilişkin iddialarını da dile getirdi.

Bir dönem IŞİD saflarında bulunduğunu anlatan Dündar’ın ifadesi, hem örgütün hücre yapılanması hem de uluslararası bağlantıları açısından yeni soru işaretleri oluşturuyor. Dündar’ın sorgusunun, 10 Ekim Katliamı davasının 30 Haziran’da görülecek duruşmasında yapılması da bekleniyor.

10 Ekim dosyasında itiraflar: “Onay gelmedi” iddiası

Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde ifadesi alınan Dündar, örgütün Türkiye’deki operasyonlarını ve süreçlerini anlattı. Habere göre Dündar; Ankara Gar Katliamı’nın dönemin Gaziantep sorumlusu Yunus Durmaz’ın kendi inisiyatifiyle gerçekleştirdiğini iddia etti.

TCMB açıkladı: 12 ay sonrası enflasyon beklentisi geriledi
TCMB açıkladı: 12 ay sonrası enflasyon beklentisi geriledi
İçeriği Görüntüle

Dündar, olayın o dönemki koşullarla birlikte “sahiplenilmediği” yönünde de konuştu. İddiasına göre 10 Ekim sırasında IŞİD’in devletle anlaşma görüşmesi yaptığı bir süreç yürütülüyordu; bu nedenle eylemin örgütçe sahiplenmediğini söyledi.

Katliamın hazırlık sürecinde, patlamanın ardından örgütün dış birimler sorumlusu Ebu Zeyneb Ensari’nin hedef alınan gruplara ilişkin bir rapor hazırlayıp üst birime gönderdiğini ancak onay gelmediğini ileri sürdü. Dündar, “Onay gelmeden ve para verilmeden tamamen Yunus Durmaz’ın içtihadıyla gerçekleşti” dedi.

Ayrıca Dündar, Ankara Gar saldırısıyla ilgili kendi görev süresine de değindi. Yunus Durmaz’ın emrinde 2015 yazından 2016’nın ilk aylarına kadar görev aldığını belirten Dündar; Ebu Zeyneb Ensari yerine Ebu Seyf Mısri’nin geldiğini, ne onay ne de para verildiğini savundu. “Eylem, Durmaz’ın kendi kararıyla oldu” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu’nu hedefleyen plan: rafa kaldırıldığı öne sürüldü

Dündar’ın ifadesinde, Türkiye’de planlanan ancak başarısızlıkla sonuçlanan eylemlere ilişkin iddialar da yer aldı. Bu kapsamda, Ekrem İmamoğlu’na yönelik suikast planı gündeme geldi. İddiaya göre Mustafa Dokumacı’nın fikri olduğu belirtilen planın, herhangi bir hazırlık aşamasına geçmeden rafa kaldırıldığı anlatıldı.

İtirafçı Dündar’ın aktardıklarına göre bir diğer hedef, Nevşehir Kapadokya’da sıcak hava balonlarına saldırıydı. Haberde yer alan iddiaya göre Suriyeli bir örgüt mensubu görevlendirildi; ancak yakalanması nedeniyle eylem gerçekleştirilemedi. Talimatı veren kişi olarak da Kasım Güler’in kaydedildiği ifade edildi.

Üçüncü başlıkta Rahip Brunson’a yönelik suikast iddiası bulunuyor. Dündar’ın anlatımına göre İzmir’de adres tespiti yapıldı; ancak Brunson’ın serbest bırakılıp ülkeyi terk etmesiyle planın iptal olduğu aktarıldı.

Dündar’ın ifadelerinde bir başka bölüm de canlı bomba kemeriyle ilgili tartışmalar içeriyor. Sorgulamada, Hatay’da durdurulan araçta ele geçirilen canlı bomba kemerinde tespit edilen parmak izlerinin kendisine ait olduğuna ilişkin rapor soruldu. Dündar, suçlamayı reddederek “Örgüt patlayıcıları hazırlarken asla çıplak el kullanmaz, eldiven giyer. Bu yüzden bu düzeneği kesinlikle ben hazırlamadım” dedi.

Öte yandan Dündar, patlayıcı kemer hazırlığı konusunda Ahmet Güneş isimli bir örgüt mensubunun kendisiyle bağlantılı şekilde yardım etmiş olabileceğini ancak araçtakilerle ilgili olup olmadığını bilmediğini söyledi.

2026’da getirildi; yeni soruşturmalar bekleniyor

Habere göre Dündar, Suriye’de yakalanmasının ardından Türkiye’ye getirildi. 18 Haziran 2026’da Ankara Emniyet Müdürlüğünde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyen Dündar’ın yaklaşık 12 yılını IŞİD saflarında geçirdiği, 2013’te Adıyaman’daki bir dini sohbet grubu üzerinden örgüte katıldığı belirtildi.

İfadesinde, “Ben etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istiyorum” dediği aktarılıyor. Dündar’ın açıklamalarının, örgütün Türkiye’deki hücre yapılanması, finansman kaynakları ve uluslararası bağlantıları hakkında yeni soruşturmalara kapı aralaması bekleniyor.

Dosya kapsamında Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen yargı sürecinin 2018/287 esas sayılı dosyası ve Dündar’ın turuncu kategoride aranan kişiler arasında olması da dikkat çekiyor. Ayrıca 10 Ekim Katliamı davasında 30 Haziran’da görülecek duruşmada Dündar’ın sorgusunun yapılması bekleniyor.