Gündemar Araştırma'nın 60 ilde 2 bin 200 kişiyle gerçekleştirdiği "Türkiye Gündemi" araştırması, İran ile ABD/İsrail hattındaki çatışmanın Türkiye'de nasıl algılandığını ortaya koydu. Katılımcıların yüzde 61'i savaşı Türkiye açısından ciddi risk olarak değerlendirirken, en büyük endişelerin başında güvenlik tehdidi ve enerji fiyatları geldi. Dış politikada ise tarafsızlık ve diplomatik denge öne çıktı.
Her 10 kişiden 6'sı savaşı risk olarak görüyor
Araştırmaya katılanların yüzde 61'i, İran ile ABD/İsrail arasındaki savaşın Türkiye'nin güvenliği açısından ciddi bir risk oluşturduğunu düşünüyor. "Risk oluşturmadığını" belirtenlerin oranı yüzde 24'te kalırken, yüzde 11'lik bir kesim kararsız olduğunu ifade etti. Bu tablo, kamuoyunun önemli bir bölümünün bölgesel gerilimi Türkiye'ye doğrudan yansıyabilecek bir tehdit olarak algıladığını gösteriyor.
Risk algısının siyasi yelpazenin tamamına yayıldığı dikkat çekiyor. Cumhuriyet Halk Partisi seçmeninde bu oran yüzde 64, DEM Parti seçmeninde yüzde 66, AKP seçmeninde yüzde 61, MHP seçmeninde ise yüzde 62 olarak ölçüldü. İYİ Parti seçmeninde risk algısı diğer gruplara göre daha düşük kalarak yüzde 47 seviyesinde kaydedildi.
Dış politikada tarafsızlık ve denge çağrısı
Araştırmada "Türkiye nasıl bir dış politika izlemeli?" sorusuna verilen yanıtlar da dikkat çekti. Katılımcıların yüzde 31'i Türkiye'nin tamamen tarafsız kalması gerektiğini ifade ederken, yüzde 27'si diplomatik denge politikası izlenmesini savundu. Yüzde 21'lik bir kesim yalnızca sınır güvenliğine odaklanılması gerektiğini belirtirken, yüzde 14'ü Türkiye'nin arabuluculuk rolü üstlenmesini tercih etti. Bu sonuçlar, kamuoyunda doğrudan taraf olma eğiliminden ziyade temkinli ve denge odaklı bir yaklaşımın öne çıktığını ortaya koyuyor.
Üç büyük korku: Güvenlik, enerji ve göç
Araştırmada katılımcılara Türkiye açısından en büyük riskin ne olduğu da soruldu. Verilen yanıtlar, halkın temel endişelerini net bir şekilde ortaya koydu:
-
Doğrudan güvenlik tehdidi: Yüzde 33
-
Enerji fiyatlarının artması: Yüzde 27
-
Yeni bir göç dalgası: Yüzde 16
-
Bölgesel istikrarsızlığın büyümesi: Yüzde 9
-
Dış ticaretin zarar görmesi: Yüzde 7
Sadece yüzde 4'lük bir kesim savaşın Türkiye açısından önemli bir risk oluşturmadığını ifade etti.
Seçmen gruplarına göre farklılaşan endişeler
Risk algısının içeriği, siyasi tercihlere göre de değişiklik gösteriyor. İYİ Parti seçmeninde "doğrudan güvenlik tehdidi" yanıtı yüzde 42 ile öne çıkarken, AKP seçmeninde bu oran yüzde 36, Cumhuriyet Halk Partisi seçmeninde ise yüzde 35 olarak ölçüldü. DEM Parti seçmeninde ise "enerji fiyatlarının artması" ve "yeni bir göç dalgası" seçeneklerinin diğer gruplara kıyasla daha yüksek oranlara ulaştığı görüldü.
Dış politika tercihlerinde siyasi yelpazeye göre dağılım
Seçmen gruplarına göre dış politika tercihleri incelendiğinde de belirgin farklılaşmalar dikkat çekti. DEM Parti seçmeninde "tamamen tarafsız kalmalı" diyenlerin oranı yüzde 52 ile en yüksek seviyeye ulaştı. Cumhuriyet Halk Partisi seçmeninde bu oran yüzde 39 olurken, AKP seçmeninde yüzde 30, MHP seçmeninde ise yüzde 12 olarak ölçüldü.
MHP seçmeninde diplomatik denge politikası yüzde 45 ile öne çıkarken, AKP seçmeninde tarafsızlık ve denge seçeneklerinin birbirine yakın oranlarda dağıldığı görüldü. İYİ Parti seçmeninde ise üç seçenek arasında daha dengeli bir dağılım dikkat çekti.