Gündem

İBB davasında 63. gün: Ekrem İmamoğlu yine salonda yok

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen İBB davasında 63. gün geride kalırken, Ekrem İmamoğlu duruşma salonuna getirilmedi. İddianame kapsamında savunmasına devam eden İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, kendisine yöneltilen eylem ve kamu zararı iddialarına karşı delil ve zaman uyuşmazlıklarını gündeme getirdi.

Silivri’de görülen İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik 414 sanıklı davanın 63. gününde duruşma, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki 1 No’lu salonda devam ediyor. İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in savunması sürerken, Ekrem İmamoğlu’nun salona getirilmediği görüldü. İmamoğlu’nun cezaevinde olduğu öğrenilirken, duruşma yasağına ilişkin kararın tutanaklara geçmediği de konuşmalara yansıdı.

Keleş savunmasına “talihsizlik” vurgusuyla devam etti

Fatih Keleş, savunmasına kaldığı yerden başladı. “16 aydır savunma yapmayı bekliyorum. Son iki gündür bu talihsizlik mi bana denk geldi?” sözleriyle gündeme gelen Keleş, iddianame kapsamında suçlanan 137 eyleme yönelik anlatımına geçti. Keleş, iki numaralı eylemle ilgili olarak Metin Gül’ün Kübist Projesi’nin iskânını alabilmek amacıyla kendisine 2 milyon 500 bin TL rüşvet verildiği iddiasının, dosyada yalnızca Gül’ün beyanlarıyla karşılandığını savundu.

İddiaya dayanak gösterilen telefon görüşmesinin 2014 yılının Mart ayında yapıldığını, teknik çalışmalarda yer alan kayıtların ise 2016’ya ait olduğunu belirten Keleş, olay tarihi olarak 2014 yıl sonunun ileri sürüldüğünü söyledi. Keleş, iddia edilen suç tarihi ile teknik kayıtlara dayanak gösterilen tarihler arasında yaklaşık iki yıl fark bulunduğunu ifade etti.

Cebeci Maden Sahası iddialarına yetki ve delil eleştirisi

Daha sonra Keleş, iddianamede 110 milyar TL’lik kamu zararı oluşturulduğu öne sürülen Cebeci Maden Sahası’na ilişkin suçlamalara cevap verdi. Cebeci’nin yaklaşık 40 yıldır aktif bir maden sahası olduğunu vurgulayan Keleş, bölgenin bir devlet projesi niteliği taşıdığını söyledi. Kendisinin hakkındaki döküm sahalarının kullandırılmadığı ve bölgedeki ihalelerin organize edilmesine dair talimatlar verildiği yönündeki iddiaların gerçek olmadığını dile getirdi.

Keleş, Cebeci için devlet tarafından çok sayıda düzenleme bulunduğunu aktararak yetki paylaşımına dikkat çekti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı MAPEG’in (Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü) yetkili olduğunun altını çizen Keleş, diğer denetim mekanizmasının İstanbul Valiliği olduğunu belirtti. Keleş, “kanunen hiçbir yetkisi olmayan İBB’yi buranın yetkilisi gibi” nitelendiren yaklaşımı eleştirdi.

MAPEG’in, İstanbul Valiliği’nin, Sultangazi Kaymakamlığı ve Sultangazi Belediyesi’nin denetim süreçlerini yürüttüğünü söyleyen Keleş; maden rezerv kaybına yol açtığı iddia edilen kaçak dökümlerle ilgili 31 milyar TL’lik bölüm için herhangi bir olumsuz tespit bulunmadığını ifade etti. “Dökümlerin tamamının izinli ve kontrollü olduğu açık ve nettir” diyen Keleş, iddianamede belirtilen tutanaklar ve mevzuata aykırılık iddialarına ilişkin karşı görüşünü sürdürdü.

Bölgede sorumlu olduğu belirtilen firari Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketine 2025’in Mayıs ayında TMSF’nin kayyım olarak atanmasının ardından işlemlerin devam ettiğini söyleyen Keleş, TMSF’nin de döküm sürecinin yasal olduğuna dair kabulünü vurguladı. Buna karşın savcılığın, mevzuat ve yetkili izin mercilerini göz ardı ederek iddiaları “hukuka aykırı” gibi sunduğunu ifade etti.

İmamoğlu salon dışında: Avukatlar kararın tutanakta olmadığını söyledi

İddialar ve savunmaların konuşulduğu sırada tutuklular alkışlarla salona alındı; ancak Ekrem İmamoğlu’nun duruşmaya gelmediği görüldü. İmamoğlu’nun cezaevinde olduğu öğrenilirken, duruşmada İmamoğlu’nun avukatları duruşma yasağına ilişkin kararın tutanaklara geçmediğini belirtti. Mahkeme Başkanı ise, “Kendisi hakkında savunma sırası gelene kadar salona getirmeyeceğimizi söylemiştik zaten” ifadelerini kullandı.

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, İmamoğlu’nun salona getirilmemesine sosyal medya hesabından tepki gösterdi. Günaydın, CMK 203 uygulaması kapsamının günlere dair bir düzenlemeye işaret ettiğini belirterek, İmamoğlu’nun savunma sırası gelmeden dinleyememesinin ve soru yöneltememesinin adil yargılanma hakkının ihlali olduğunu savundu.

Daha önce geçen Perşembe günü CMK 203 kapsamında salondan çıkarılan İmamoğlu’nun dün diğer duruşmalarda savunma yaptığı halde İBB davasına katılmadığı aktarıldı. Keleş’in savunması devam ederken mahkeme başkanı araya girerek Keleş’in yarın devam etmesini, ayrıca “Çarşamba sabah Ekrem Bey’e geçeceğiz” denildiğini aktardı.

Tahliye kararı sonrası cezaevi kapısında yeniden dönüş

Gündeme tutuklu yakınlarının yaşadığı benzer durum da geldi. Dün İBB soruşturması kapsamında tutuklanmalarına karşın aylardır iddianamesi hazırlanmayan 13 kişi hakkında tahliye kararı verilmişti. Engin Gönül, Faruk Ceyhan, Arzu Can, İlkay Onuk, Onur Gülin, Fikri Murat Demir, Doğukan Sarıca ve Çağatay Tokoğlu hakkında 4 Aralık 2025’te tahliye kararı verilmesine rağmen itiraz sonucu yeniden tutuklandıkları hatırlatıldı.

Dün tahliye edilen isimler arasında Engin Gönül, Faruk Ceyhan, Arzu Can, Onur Gülin ve Fikri Murat Demir bulunmazken; ailelerin yine cezaevi kapısından döndüğü belirtildi. Bu isimler hakkında 14 aydır iddianame yazılmadığı ifade edildi.