Ahbap Derneği’ne yönelik soruşturmada gözaltına alınan Haluk Levent’in Emniyet’te verdiği ifade ortaya çıktı. İfadesinde kendisini ve işlerini “doğru dürüst yönetemediğini” savunan Levent, “Yüksek miktarda borçlandım. Bunun adına usulsüzlük diyebilirsiniz ama yolsuzluk diyemezsiniz” dedi.
Levent, 6 Şubat depremleri sürecinde Ahbap’a yapılan bağışın 4 milyar 300 milyon TL civarında olduğunu ve paranın deprem bölgesinde harcandığını ileri sürdü. Ayrıca bazı banka hesapları ve işlem yetkileriyle ilgili ayrıntılara da yer verdi.
“Etkin pişmanlık” istemediğini söyledi
Haluk Levent, Emniyet’teki ifadesini avukatı Türkan Özer müdafiliğinde vermek istediğini belirtti. İfadesinde “etkin pişmanlık” hükümlerinden yararlanmak istemediğini söyledi.
Hakkındaki soruşturma ve yöneltilen suçlamalarla ilgili olarak Levent, dosyanın müştekilerinde bulunan Hüseyin Başaran’la aralarında gayrimenkul ticareti üzerinden “alacak/verecek” ilişkisi bulunduğunu ileri sürdü. Levent, “Herhangi bir dolandırıcılık eylemi yoktur” diyerek konunun hukuki uyuşmazlığa dayandığını değerlendirdiğini ifade etti.
Şikâyete konu gayrimenkullerin iddia edilen miktarda olmadığını savunan Levent, “Tarafımca da bir kısım ödeme yapılmıştır” şeklinde konuştu. Levent, isnat edilen suçlamayla ilgili bunun dışında beyanda bulunmak istemediğini, detaylı ifadesini de Cumhuriyet Savcılığı makamında vermek istediğini kaydetti.
Deprem bağışı ve “borç” vurgusu
Levent ifadesinde, Ahbap çekleri ve senetlerini bazı yerlerde teminat olarak kullandığını ve yüksek miktarda borçlandığını söyledi. “Ben ne kendimi, ne etrafımı, ne işlerimi maalesef doğru dürüst yönetemedim” diyen Levent, “Bunun adına usulsüzlük diyebilirsiniz ama yolsuzluk diyemezsiniz” ifadelerini kullandı.
Levent, aylık kazancını hatırlamadığını belirterek adına düzenlenmiş bir vekaletname olmadığını da aktardı. İfadesinde, Yeliz Kaya’nın üzerine kayıtlı banka hesaplarını kendisinin yönettiğini; konserler sonucunda elde edilen paraların bu hesaplara yattığını ve paraları kendisinin kullandığını söyledi. Zafer Yay’ın üzerine kayıtlı borsa aracı kurumlardaki hesaba dair de işlem yaptığını anlattı.
Ahbap Derneği’nin faaliyet alanı, yönetim yapısı ve hesaplar konusunda da sorulara yanıt veren Levent, derneğin “yardımlaşma ağı” olduğunu ve ilk iki yılın finansmanını kendisinin sağladığını belirtti. “Bankalardan para çekme yetkisi bana aittir. Parasal anlamda derneğin tek yetkilisi benim” diyen Levent, aracı kuruluşlarda “paralarının olmadığını” ifade etti.
4 milyar 300 milyon TL bağış iddiası
Levent, Ahbap tarafından yürütülen yardım kampanyalarında yurt içi ve yurt dışı olarak dernek hesaplarına ne kadar yardım toplandığına ve bu paraların nerelere harcandığına ilişkin olarak deprem dönemi için yaklaşık 4 milyar 300 milyon TL geldiğini hatırladığını söyledi. Rakamlarda küçük değişiklik olabileceğini belirten Levent, bu tutarın 4 milyarlık kısmının o yıl harcandığını ifade etti.
Levent, faturaların 2023 mali denetiminde İçişleri Bakanlığı Dernekler Masasında bulunduğunu; 2024 ve 2025 mali raporlarının denetiminin de yine aynı birimde yer aldığını öne sürdü. Gelen yardım paralarının büyük bölümünün iki yıl içinde deprem bölgesine yapılan çalışmalarda kullanıldığını, ayrıca bağışların fatura ve teslim-tesellüm belgeleriyle valilik kayıtlarında bulunduğunu dile getirdi.
Taşınmazların devri engellendi iddiası
Levent, 2026 sürecine dair denetim ve eksiklikler olduğunu savunarak, “80 milyon TL’lik borç karşılığı” vermeyi düşündüğü taşınmazlarla ilgili süreci anlattı. İfadesinde, o tarihte yaklaşık 150 milyon lira değerindeki 20 taşınmazın 80 milyon TL karşılığında Ahbap Derneği’ne verilmesine dönük yönetim kurulu kararı aldığını söyledi.
Levent, tapu işlemlerinin, “Ahbap Genel Kurulu yapılarak ardından İl Dernekler Müdürlüğüne başvuruda bulunulacağı” yönündeki anlatıma göre geciktiğini iddia etti. Levent, genel kurulun toplanmasının ardından taşınmazlar için karar alındığını ve 20 dairenin teslimi için gözaltına alınmasından iki gün önce başvuruda bulunulduğunu belirtti. Bununla ilgili dernek yönetim kurulu kararının Emniyet’in el koyduğu defterde bulunduğunu söyledi.
Levent ayrıca, kendi gözaltısı üzerinden “operasyonun” hızlandırıldığına dair iddialarda bulundu. “Eğer bir gün daha beklenseydi” taşınmaz karşılığında yapılacak ödemenin boşa çıkacağını öne sürerek, bu durumun “bilinçli, kasıtlı” yapıldığını savundu. Levent, ifade sırasında kendisinin ve işlerini yönetmedeki hatalara işaret ederken, “usulsüzlük” savunusunu yineledi.
Siyasi isim tartışması tutanağa geçmedi
İfadesinin sonunda Levent, çek ve senet süreçlerine dair soruların ardından “susma hakkını” kullanacağını söyledi. Deprem döneminde ekonomik maliyetlerin kendisini risk almaya yönelttiğini aktardı ve Ahbap’a kazanç sağlama amacıyla hareket etmediğini savundu.
Levent, ifade sırasında kendisinin bahsetmek istediği bazı siyasetçilerle ilgili konuşmasının engellendiğini, bu nedenle “susma hakkını” kullandığını belirtti. Levent, bahsettiği isimlerden birinin eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu olduğunu söyledi.
Son olarak tutanağa ilişkin kısmında, Levent’in savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürdüğü ve “İstanbul Barosu Avukat Hakları Merkezi” adına baro temsilcisiyle birlikte tutanak düzenlendiği bildirildi.