Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF), Ev İçi Şiddet Acil Yardım Hattı’na gelen başvuruların Mayıs 2026 verilerini açıkladı. Raporda, başvurularda artış dikkat çekerken şiddetin en çok ev içinde gerçekleştiğine işaret eden bulgular da öne çıktı. Yeni kaydedilen dosyalarda failin çoğunlukla eşler olması, tabloyu yeniden tartışmaya açtı.
Mayıs’ta 245 çağrı geldi
TKDF’nin raporuna göre Mayıs ayında Ev İçi Şiddet Acil Yardım Hattı’na toplam 245 çağrı ulaştı. Bu çağrılar kapsamında 49 yeni vaka için kayıt açıldı. Yeni kaydı açılan dosyalardan 40’ının ev içi şiddet olarak kayda geçirildiği belirtildi.
Şiddete maruz bırakılanların dağılımına bakıldığında ise yüzde 97,8’i kadınlar oluşturdu. Bu oran, mağduriyetin büyük ölçüde kadınlar üzerinden yaşandığını gösterirken, kalan bölümde kız çocukları yer aldı.
Eşler yüzde 51,5 ile en sık fail
Raporda vakalarda en sık failin eşler olduğu aktarıldı. Mayıs ayında kayda geçen şiddet olaylarında fail oranı yüzde 51,5 ile eşlerde yoğunlaştı. Yeni kaydedilen vakaların 28’inin, kadınların evli oldukları erkekler tarafından maruz bırakıldığı şiddet olaylarından oluştuğu ifade edildi.
Aynı dönemde sığınma evi talebinde bulunan kişi sayısı beş olarak kaydedildi. Raporda ayrıca bir vaka için acil müdahale gerektiği bilgisine yer verildi.
Hukuki bilgilendirme ve yönlendirmeler
Gelen başvuruların yönetimi de raporda yer aldı. Hatta başvuran 45 kişiye hukuki bilgilendirme yapıldığı, 25 çağrının karakollara, 18 çağrının ise barolara yönlendirildiği bildirildi.
Şiddete maruz kalanların yaş aralığının 17 ile 66 arasında değiştiği kaydedilirken şiddet türleri de sınıflandırıldı. Fiziksel şiddet yüzde 41,43 ile ilk sırada yer aldı. Fiziksel şiddeti yüzde 38,57 ile psikolojik şiddet izledi. Sosyal şiddet yüzde 10, ekonomik şiddet yüzde 7,14 ve cinsel şiddet yüzde 2,86 olarak rapora geçti.
“Önleyici mekanizmalar etkili uygulanmıyor”
TKDF başkanı Canan Güllü, açıklamasında mayıs ayı verilerinin ve son günlerde yaşanan kadın cinayetlerinin kadına yönelik şiddetin hâlâ en yakıcı insan hakları sorunlarından biri olduğunu gösterdiğini söyledi. Güllü, Ev İçi Şiddet Acil Yardım Hattı’na gelen başvurulardaki artışın kadınların maruz kaldığı şiddetin boyutunu ortaya koyduğunu ve destek mekanizmalarına olan ihtiyacı da görünür kıldığını vurguladı.
Güllü ayrıca, “koruyucu ve önleyici mekanizmaların etkin uygulanmaması nedeniyle şiddetin ölümle sonuçlandığı vakaları da yaşamaya devam ediyoruz” dedi ve daha pazar günü iki kadının erkek şiddeti sonucu yaşamını yitirdiğini belirtti. Her kadın cinayetinin, önlenememiş bir yaşam hakkı ihlali olduğunu ifade eden Güllü, kadın cinayetlerinin ve ev içi şiddetin kader olmadığına dikkat çekti.
Canan Güllü sözlerini, doğru politikalar ve kararlı uygulamalarla bu şiddetin önlenebileceği vurgusuyla noktaladı.