Meclis’in temmuz ayı sonunda tatile girmesiyle birlikte hem iktidar hem de muhalefet kanadında “sonbahar” hazırlıkları başladı. Bu dönem, Türkiye’de siyaset gündeminin yeniden şekillenmesi bakımından kritik görülürken kulisler, erken seçim ihtimaline dair iki ayrı gündemi merkeze alıyor.
Nefes gazetesi yazarı Nuray Babacan, siyasette eylül ayından itibaren Başkent’i yakından ilgilendirecek senaryoları köşesine taşıdı. Kulislere göre, Özgür Özel ve ekibinin yeni parti kurma hazırlıkları ile iktidarın bu hamleye yönelik stratejileri, sonbahar siyasetinin ana başlıkları arasında yer alıyor.
Özel–CHP hattı ve kararsız seçmen hesabı
Kulislerde, yapılan son araştırma verilerine dayanarak Özgür Özel ekibi ile AKP’nin oy oranlarının “kafa kafaya” seyrettiği iddia ediliyor. Ancak iktidar cephesinde, CHP içindeki olası bölünmenin “mutlak butlan” kararı üzerinden büyütülmesine dair beklentinin henüz karşılık bulmadığı dile getiriliyor.
İktidarın asıl kaygılarından biri ise Özel ekibinin gerilemeden yoluna devam etmesi. Öte yandan hâlâ yüzde 25 civarında olduğu belirtilen kararsız seçmen kitlesini tam olarak ikna edebilen net bir yapının ortaya çıkmadığı da vurgulanıyor. Bu nedenle erken seçim tartışmalarında, yalnızca tarafların mevcut oyu değil, kararsızların yönü de belirleyici bir değişken olarak görülüyor.
İktidarın erken seçim takibi: direnç ve Trump etkisi
Kulislerde, iktidarın erken seçim için bu yaz boyunca iki kritik gelişmeyi yakından izleyeceği ifade ediliyor. Bunlardan ilki, Özgür Özel ve ekibinin ne kadar “dirençli” kaldığı ve oy oranlarındaki seyrin nasıl ilerlediği. İkinci başlık ise ABD’deki gelişmeler ve ABD Başkanı Donald Trump’ın durumunun, iktidara yönelik destek üzerindeki olası yansıması.
İktidarın bu iki gelişmeyi kendi lehine görmesi durumunda, henüz tamamen masadan kaldırılmayan “baskın seçim” planını ivedilikle devreye sokabileceği konuşuluyor. Böyle bir senaryonun şekillenmesinde, parti içi dengeler kadar kamuoyu nabzının değişmesi de etkili olacak.
Öte yandan erken seçim gündemi kamuoyunda tarih tartışmalarıyla da büyümüştü. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un, önümüzdeki genel seçimler için 16 Nisan 2026 tarihini işaret etmesi konuşulmuştu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de bu tarihe desteğini vurgulayarak, “Seçimlerin zamanında yapılmasıyla Cumhurbaşkanımızın danışmanının verdiği tarih arasında saat farkı bile yoktur” demişti.
Meclis’in tatile girmesiyle birlikte siyasette yeni denklemler kurulurken, kulislerdeki bu iki başlık—CHP içindeki hazırlıklar ve ABD kaynaklı dış etkiler—önümüzdeki dönemin tartışma başlıklarını oluşturuyor.




