Politik mizah türündeki stand-up gösterisi “Ölü Deniz”in YouTube’da yayınlanmasının ardından hakkında soruşturma başlatılan Deniz Göktaş, tutukluluk sürecinde gözaltı ve cezaevi günlerini anlattı. Göktaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ters kelepçe sürecine dair ayrıntılara yer verirken, cezaevindeki gündelik yaşamdan da örnekler paylaştı.
Göktaş ayrıca gözaltı gecesinde kendisini gören bir kişinin yakın ilgisine dikkat çekerek, “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken sonucun bambaşka olduğunu söyledi. Komedyen, paylaşımlarında bir yandan yaşadıklarını aktarırken, diğer yandan duyduğu “dayanışma” duygusunu vurguladı.
Ters kelepçeye rızası olmadığını söyledi
Deniz Göktaş, kendi isteğiyle dönüp teslim olmasına rağmen ters kelepçe uygulamasının istendiğini belirtti. Rızasının olmadığını ifade eden Göktaş, zor kullanılarak ters kelepçeli hale getirildiğini söyledi.
Göktaş, “Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü” derken, polislere yönelik olarak “2 katım n’apayım?” şeklinde bir ifadeyle kısa süreli karşı koyuşunu anlattı. Ardından ters kelepçeli görüntülerin kaydedildiğini ifade ederek videolarda önden, arkadan ve yandan çekim yapıldığını söyledi.
Komedyen, bu çekimlerin nasıl yayınlanabildiğine dair de açıklama yaptı. Göktaş, “Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler” ifadelerini kullandı.
Cezaevi günlerini “nostaljik” diye tarif etti
Cezaevi günlerinden de bahseden Deniz Göktaş, bazı rutinlerin kendisine nostaljik geldiğini dile getirdi. Yıllar sonra televizyon izlemeye başladığını söylediğini aktaran Göktaş, cezaevindeki alaturka tuvalet kullanımını ve yemeklerin ODTÜ yemekhanesine benzerliğini örnek gösterdi.
Beslenme düzeniyle ilgili de karşılaştırma yapan Göktaş, dışarıdayken günde 1,5 öğün yediğini, cezaevinde ise vakit geçsin diye 3 öğün yediğini ifade etti. Diş fırçalama alışkanlığını da günde ikiye çıkardığını belirterek, “vakit geçsin diye” şeklinde bir açıklama yaptı.
Açıklamalarında ayrıca gözaltı sürecine dair detaylar da bulunan Göktaş, uyuşturucu testi sonrası götürüldüğü hastanede kendisini gören bir kişinin yüzünde oluşan heyecanın kendisi için anlamlı olduğunu söyledi. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklediğini, ancak durumun “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” şeklinde gerçekleştiğini kaydetti.
Göktaş, paylaşımında “Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar” diyerek keyfinin yerinde olduğunu da ifade etti. İlerleyen günlerde “fazla bozmamak” için iyi hissetmediği anlarda “iyiyim” diyebileceğini ve bunu bir göz işareti emojisiyle tamamlayacağını belirtti.
“Dayanışma gösteren herkese sevgiler” mesajı
Cezaevi ve gözaltı sürecini anlatırken duygu tarafını da öne çıkaran Deniz Göktaş, gösterisini karşılık beklemeden ve “cesur” hissetmeden paylaştığını söyledi. Yedi yıl boyunca “muhtemş bir hayat” yaşadığını aktaran Göktaş, 25 yaşına kadar içedönük ve karamsar bir dönemi olduğunu; buna rağmen zamanla daha geniş kitlelerle buluştuğunu ve yeni arkadaşlıklar edindiğini ifade etti.
Gündemi saldığını ve Moby Dick’i bitirmeyi planladığını söyleyen Göktaş, özellikle “Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler” ifadeleriyle mesajını tamamladı. Açıklamalarında, politik mizah yapmanın anlaşılma kaygılarıyla bazı cümleleri değiştirmesine veya atlamasına neden olduğunu anlattı.
Genel çerçevede Göktaş’ın paylaşımları; gözaltında ters kelepçe sürecine dair detaylar, cezaevindeki günlük hayata ilişkin karşılaştırmalar ve kendisine uzanan destek/yardım hissi üzerinden şekillendi.




