Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Az kaldı” başlıklı yeni bir yazı yayımladı. Yazıda sürece dair değerlendirmeler yapan Demirtaş, adımların artık soyut beklentilerle değil, “gözle görülür” sonuçlarla ilerlemesi gerektiğini savundu. Demirtaş ayrıca uzlaşmanın kapısını aralamayan bir yaklaşımın, mevcut düzenin sürmesine yol açabileceğine dikkat çekti.
Süreç “taviz değil”, somut adımlar istiyor
Demirtaş yazısında, sürecin artık somutlaşması gerektiğini vurguladı. “Süreç artık somut, elle tutulur, gözle görülür adımlar gerektiriyor” diyen Demirtaş, bu adımların “taviz” olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Ortak yaşam için gerekli olduğunu söylediği hak ve hukuk temalı adımları “ana sütü gibi” niteleyen Demirtaş, sürecin bu nedenle hızlandırılması gerektiğini savundu.
Yazıda, Türkiye’de çözüm sürecinin devletin stratejik planlamasında yeterince ele alınmadığına dair bir değerlendirme de yer aldı. Demirtaş, devlet açısından hedefin küresel ve bölgesel değişim fırtınası içinde Türkiye’nin güçlenmesini sağlamak olduğunu belirterek, sürece yaklaşımın bu çerçevede ele alınıp alınmadığını sorguladı.
Anadil ve özgürlükler ekseninde eleştiri
Demirtaş’ın yazısında en dikkat çeken bölümlerden biri, Kürtlerin özgürlükleri ve anadil hakkına yapılan vurgular oldu. Sürecin Kürtlere ve 90 milyon yurttaşa neler kazandırdığına dair bilgi sahibi olunup olunmadığının belirsizliğinden bahseden Demirtaş, en zayıf noktayı bu tartışmalı alan olarak gösterdi.
Yazının ilgili kısmında Demirtaş, bazı örnekleri de gündeme getirdi: Kürtçe konuşmanın engellenmesi, bir Kürt gazetecinin üstünde Kürtçe yazı olan çantasıyla Meclis’e alınmaması gibi olaylara değinen Demirtaş, bunun incitici ve horlayıcı bir yaklaşım anlamına geldiğini söyledi. Kürt sorununun önemli bir bölümünün anadil ve kimlik olduğunu belirten Demirtaş, bunun toplumsal barış açısından karşılığı olmayan bir uygulamaya dönüştüğünü ifade etti.
Uzlaşma çağrısı: “butlandan, kayyumdan, tutukluluklardan medet”
Demirtaş, yazısında farklı bir hat üzerinden Cumhurbaşkanı’na seslendi. “Sayın Cumhurbaşkanı eğer ilkeli, ahlaki, adil uzlaşmaların kapısını aralayacaksa” ifadesini kullanan Demirtaş, olup bitenlere bir nokta konulması gerektiğini belirtti. Aynı paragrafta, “butlandan, kayyumdan, tutukluluklardan medet umanlara da prim vermeyerek yeni başlangıçlara fırsat” sunulmasını istedi.
Demirtaş’ın değerlendirmesi, siyasetteki tıkanmayı aşacak bir iş birliğinin gerekliliğiyle birleşti. Yazıda, “küçük olsun benim olsun” anlayışının on kazanç yerine bir kısır paylaşıma yol açabileceği belirtilirken, belirleyici faktörün Cumhurbaşkanı’nın bundan sonraki tutum ve kararları olduğu vurgulandı.
Son bölümde ise siyasi rekabetin devam edeceği, ancak önce zeminin düzeltileceği görüşüne yer verildi. Demirtaş, olağan dışı gerilimlerin sona erdirilmesi ve karşılıklı olumlu adımlarla yeni bir siyaset zeminine geçilmesi gerektiğini söyledi. Yazı, “Ona da az kaldı” diyerek bitirildi.




