Gündem

Bilgi Üniversitesi’nde Bülent Bilmez için “siyasi tasfiye” eylemi

İstanbul Bilgi Üniversitesi Santral Kampüs’te, 21 yıldır görev yapan Prof. Dr. Bülent Bilmez’in hukuksuz işten çıkarılmasına tepki gösterildi. Öğrenciler ve akademisyenler, “Hocamızı geri alacağız” diyerek dayanışma çağrısı yaptı.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Santral Kampüs Tarihi Kapı önünde toplanan öğrenciler, akademisyenler ve veliler, Prof. Dr. Bülent Bilmez’in işten çıkarılmasına karşı eylem düzenledi. Üniversite yönetiminin, fesih gerekçesi olarak öne sürdüğü iddialara itiraz eden Bilmez, asıl hedefin yürüttüğü akademik çalışmaları olduğunu söyledi.

Öte yandan eylemde yapılan konuşmalarda, sürecin hukuki değil “siyasi” olduğu vurgulanırken, Dersim Kırımı ve Türkiye Kültürleri üzerine çalışmaların tahammülsüzlükle karşılandığı ifade edildi. Bilmez ise hukuki süreci başlatacağını belirterek tarihle yüzleşme çalışmalarından vazgeçmeyeceğini dile getirdi.

“Üniversitede keyfi karar” tepkisi

Santral Kampüs’te bir araya gelen kalabalık, hiçbir akademik gerekçe sunulmadığını öne sürerek görevine son verilen Bilmez’e destek verdi. Bilmez, üniversite yönetiminin fesih bildiriminde yer alan “Türk vatandaşlığı statüsünden çıkmış olma” argümanının gerçeği yansıtmadığını ifade etti.

Bilmez konuşmasında, asıl meselenin Dersim Kırımı ve Türkiye Kültürleri üzerine yaptığı akademik çalışmalar ile “kayyum yönetimi”nin tahammülsüzlüğü olduğunu söyledi. Kararın arkasında hukuki bir gerekçe bulunmadığını savunan Bilmez, sürecin kendisine yönelik bir “temizlenmesi gereken” yaklaşımla ele alındığını duyduğunu aktararak bu durumu tek parti dönemindeki Dersim politikalarıyla benzeştirdiğini belirtti.

Konuşmasının devamında, çoğulcu ve özgürlükçü demokrasi mücadelesinin bir parçası olarak tarihle yüzleşme ve onarıcı adalet çalışmalarından vazgeçmeyeceğini vurguladı. Ayrıca hukuki süreci başlatacağını kamuoyuyla paylaşacağını belirtti.

Öğrenciler ve sendikalardan “siyasi” uyarı

Eylemde Öğretmen Sendikası Vakıf Birimi ve DİSK Sosyal-İş adına yapılan açıklamalarda, işten çıkarmanın hukuki bir süreçten ziyade tamamen siyasi olduğu dile getirildi. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, bu durumu üniversitelerdeki güvencesizlik politikasının bir uzantısı olarak niteleyerek “Keyfi atama iptallerine ve işten çıkarmalara derhal son verin” çağrısında bulundu.

DİSK Sosyal-İş ise alınan bu kararla tüm üniversite bileşenlerine “Konuşmayın, araştırmayın, örgütlenmeyin” mesajı verildiğini söyledi. Tez süreçleri ve derslerin dönem ortasında kesintiye uğradığını belirten öğrenciler, eylemde en önde yer aldı.

Tarih bölümü öğrencileri Selahaddin Özakçil ve Yemen Çavuş ortak açıklamada, üniversitenin çoğulcu, özgür ve eleştirel kültürünün aşındırıldığını söyledi. Öğrenciler, “Kayyumlar gidecek, biz kalacağız; hocamızı geri alacağız” sözleriyle taleplerini net şekilde ifade etti.

Bilmez’in tez öğrencisi Ayşin Hızal da, Bülent Hoca’nın yalnızca ders veren değil aynı zamanda öğrencileri her anlamda destekleyen bir öğretim üyesi olduğunu söyledi. İşten çıkarılmasının üniversitede bağımsız araştırma ortamına olan güveni sarsdığını belirterek yaşanan mağduriyeti dile getirdi.

İsim vermek istemeyen bazı öğretim üyeleri de kurumda oluşan baskı ikliminden çekindiklerini belirtti. Kararın akla, vicdana ve adalete aykırı olduğunu vurgulayan akademisyenler, Bilmez’in mücadelesinde yanında olacaklarını ve hukuki sürecin kazanımla sonuçlanacağına inandıklarını ifade etti.