Sağlık Bakanlığı ve Ankara İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen disiplin süreçleri tartışma yaratmaya devam ediyor. Birlik ve Dayanışma Sendikası, aile hekimi Eryazğan hakkında “tweet” gerekçesiyle başlatılan işlemlerin, ifade özgürlüğünü ve sendikal hakları hedef aldığı iddiasını gündeme taşıdı. Sendika, soruşturma sonucunda verilecek yaptırımın “mesaj verme” amacına dönüştürüldüğünü öne sürdü.
Soruşturma “kademeli ilerleme” ile anılıyor
Haberin yansıdığı bilgilere göre süreç, “1 ve 3 yıl kademe ilerleme” şeklinde yürütülen soruşturma aşaması olarak değerlendiriliyor. Bu kapsamda, Sağlık Bakanlığı ile Ankara İl Sağlık Müdürlüğü’nün küçük düşürüldüğü iddia edildiği ifade edildi. Sendika cephesinde ise yapılan işlemin yalnızca kişisel bir idari süreç olmadığı vurgulandı.
Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, yaşananları “yalnızca bir sendika yöneticisine yönelik idari işlem” olarak görmek istemediklerini söyledi. Mehlepçi’ye göre disiplin süreci, sağlık çalışanlarının anayasal haklarına, sendikal örgütlenme özgürlüğüne ve ifade hürriyetine yönelik sistematik bir baskı olarak ele alınmalı.
“Eleştirenleri susturma” mesajı
Dr. Mehlepçi’nin açıklamasında, Eryazğan’ın yıllardır aile hekimlerinin ve aile sağlığı çalışanlarının yaşadığı sorunları dile getirdiği kaydedildi. Ayrıca Eryazğan’ın hukuki yollardan hak aramaya çalıştığı ve sağlık politikalarına ilişkin eleştirilerini demokratik zeminde sürdürdüğü belirtildi. Sendika, tweetlerin bu nedenle gündeme geldiğini savunuyor.
Açıklamada, Eryazğan’ın ifadesine yer verilerek, soruşturmanın bir sonraki aşamasının “sözleşme feshine kadar gidebileceği” vurgulandı. Sürecin, tamamen Eryazğan’ın “beni seçme nedenleri” üzerinden değil; aşı davasını kazanması, son 5 yılda 250 tweet attığının konuşulması ve paylaşımların bakanlığın yönetim anlayışını ve sistemi eleştirmesi gerekçelerine dayandırıldığı iddia edildi. Mehlepçi, sendika ve derneklerde 80-90 dava kazanmış bir isim olarak sorunları dile getirmenin “rahatsız edici” görülmesinden bahsedildiğini aktardı.
Sendika açıklamasında, yapılan değerlendirmelerin yalnızca Eryazğan’ı değil; eleştiren ve sendikal faaliyet yürütenleri kapsayan bir hedefe dönüşebileceği savunuldu. “Eleştiren herkese verilmek istenen bir mesaj” olduğu öne sürülerek, sağlık sistemindeki aksaklıkları dile getirenlerin susturulmak istendiği ifade edildi.
Dr. Mehlepçi’nin sözleriyle, yaşananların sağlık çalışanlarının haklarını ve özgürlüklerini korumakla bağdaşmadığına dikkat çekildi. Sendika, sağlık politikalarına yönelik eleştirinin ortadan kaldırılmak istenmesine karşı duruşunu sürdürdüğünü belirtti.