Son aylarda artışını sürdüren Dolar/TL’de, yıl sonuna ilişkin tahminler de şekillenmeye başladı. Analistler, kurun kısa vadede tekrar baskı altında kalmasını sağlayabilecek başlıklara dikkat çekiyor. Bu değerlendirmelerde özellikle TCMB’nin faiz politikası ile küresel petrol fiyatlarının seyri öne çıkıyor.
TCMB faiz duruşu ve kur üzerindeki baskı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, son dört Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37’de sabit tuttu. TCMB’nin, enflasyonda kalıcı bir düşüş sağlanmadan faiz indirimine sıcak bakmadığına yönelik duruşunu koruduğu belirtiliyor. Piyasalarda belirsizliğin azalmasına karşın, yüksek enflasyonun sürmesinin Türk Lirası üzerinde baskıyı canlı tuttuğu ifade ediliyor.
Bu çerçevede analistler, faiz tarafındaki mevcut yaklaşımın ve ekonomik görünümün birlikte değerlendirilmesiyle Dolar/TL’deki yukarı yönlü eğilimin devam edebileceğini düşünüyor. Kurda olası bir yavaşlama ya da geri çekilme için ise enflasyonda belirgin bir gerileme ve risklerin azalması gerektiği vurgulanıyor.
Petrol fiyatları ve jeopolitik riskler belirleyici
Orta Doğu’daki jeopolitik gerilim nedeniyle yükselen petrol fiyatlarının, enflasyon üzerindeki baskıyı artırdığı; bunun da Türk Lirası’nın ABD Doları karşısında değer kazanmasını zorlaştırdığı belirtiliyor. Analistlerin değerlendirmesinde, petrol fiyatlarının düşmesi halinde hem enflasyon görünümünün iyileşebileceği hem de kur tarafında daha sakin bir seyir ihtimalinin güçleneceği yer alıyor.
Özellikle ABD ile İran arasındaki tansiyonun gerilemesiyle petrol fiyatlarının aşağı yönlü hareket edebileceği; bunun da Türkiye’nin enflasyon görünümünü destekleyerek TL üzerinde olumlu bir etki oluşturabileceği ifade ediliyor. Ancak piyasa koşullarının mevcut şekilde devam etmesi durumunda Dolar/TL’de yukarı yönlü eğilimin sürdürülebileceği görüşü öne çıkıyor.
Bu tabloda, genel beklenti kurun kısa vadede yeniden ivme kazanabileceği yönünde. Nitekim değerlendirmelerde Dolar/TL’nin 48 TL seviyesini test edebileceği ihtimalinin güçlendiği belirtiliyor.
Bankaların yorumları: Faiz indirimi beklentisi ve TL etkisi
Commerzbank, haziran ayında yayımladığı değerlendirmede TCMB’nin fonlama maliyetini politika faizine yaklaştırmasının Türk Lirası’nda oynaklığı artırabileceğini ve sert değer kaybı riskini beraberinde getirebileceğini öngördü. Banka, enflasyonun yüzde 30’un üzerinde kalmaya devam edeceği görüşünü de paylaştı.
Commerzbank’ın son değerlendirmesinde ise temmuz ayı enflasyonu ve TCMB’nin yeni döviz dönüşüm kurallarının, Türk Lirası açısından belirgin bir iyileşme sinyali vermediği kaydedildi. Ayrıca Barclays tarafı yıl sonuna kadar toplam 300 baz puanlık faiz indirimi beklentisini dile getirirken, yüksek faizlerin TL’yi desteklemeyi sürdürmesini ve kurda kontrollü, sınırlı bir değer kaybı yaşanmasını beklediğini aktardı.
Citi ise Türk Lirası’na yönelik daha önceki olumlu görüşlerini korurken, turizm gelirlerinin bu yıl geçen yılki seviyelere tam olarak ulaşmayabileceğini belirtti. Buna rağmen, genel görünümün Türk Lirası açısından destekleyici olmaya devam ettiğini ifade etti.
Gözler 10 Eylül’deki TCMB toplantısında
Piyasaların odağında 10 Eylül’de gerçekleştirilecek TCMB Para Politikası Kurulu toplantısı bulunuyor. Merkez Bankası’nın faiz kararı kadar, toplantı sonrasında verilecek mesajların da Dolar/TL’nin kısa vadeli yönünde belirleyici olabileceği düşünülüyor.