Yaşam

Yaşam Savunucuları Kadıköy’de Buluşuyor: Hayvanları Koruma Kanunu Değişikliğinin 2. Yılında Eylem

Yaşam İçin Yasa İnisiyatifi, Cüret Hayvan Özgürlüğü Hareketi ve Maltepe Yaşam Hakkı Savunucuları, Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un yasallaşmasının 2. yıl dönümünde Kadıköy’de eylem yapacağını duyurdu. Eylem bugün saat 20.00’da başlayacak.

Hayvanların yaşam hakkına ilişkin düzenlemeler tartışılırken, yaşam savunucuları bugün İstanbul’un Kadıköy ilçesinde bir araya geliyor. Yaşam İçin Yasa İnisiyatifi, Cüret Hayvan Özgürlüğü Hareketi ve Maltepe Yaşam Hakkı Savunucuları, Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un yasallaşmasının 2’nci yıl dönümü kapsamında saat 20.00’de eylem yapacaklarını açıkladı.

Eylem çağrısı yapan gruplar, düzenlemenin hayvanlara dair hakların kapsamını daralttığını öne sürüyor. Kadıköy’de gerçekleştirilecek buluşmada, katılımın artırılması ve daha görünür bir mücadele hattı kurulması hedefleniyor.

2. yıl dönümünde Kadıköy’de eylem

Yaşam savunucuları, söz konusu kanun değişikliğinin yürürlüğe girmesinin ardından geçen iki yılın ardından yeniden sokakta olma kararı aldıklarını belirtti. Grup adına yapılan açıklamada, bugün yapılacak eylemin, kanuna yönelik eleştirileri canlı tutmayı amaçladığı ifade edildi.

Eylemi düzenleyen oluşumlar arasında yer alan Maltepe Yaşam Hakkı Savunucuları ve Yaşam İçin Yasa İnisiyatifi de sürece dikkat çekmek için Kadıköy’de toplanılacağını duyurdu. Saat 20.00’de başlayacağı belirtilen etkinlik, hem geçmişteki tartışmalara hem de bugün sürdürülmesi gerektiği savunulan mücadeleye vurgu yapıyor.

“Ötekileştirme” ve “baskılara direnç” vurgusu

Cüret Hayvan Özgürlüğü Hareketi üyesi Taylan Önder Diker, eyleme katılım çağrısında bulundu. Diker, iktidarın “ötekileştirme” politikalarının hayvanları da kapsadığını savunarak, yapılan düzenlemenin hayvanların yaşam alanı ve yaşama hakkı üzerindeki etkisine işaret etti.

Diker, kanun değişikliğinin gerekçesine ilişkin olarak, “Barınaklarda hayvanlar daha düzgün bakılacak” söyleminin bir “kılıf” olarak kullanıldığını ileri sürdü. Açıklamada, bu ifadelerin pratiklerle tutarlı olmadığı görüşü dile getirildi.

Öte yandan Diker, yapılan anketlerde toplumun yüzde 85’inin yasaya “hayır” dediğini belirtti. Diker, kanunun Meclis’ten geçmesinin ardından umudun azaldığını ve insanların kabuğuna çekildiğini ifade ederken, buna rağmen eylemliliğin sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

Açıklamanın devamında, mücadelenin sadece belirli bir grubu ilgilendiren bir konu olmadığı; “bizden olmayanın da” mücadelesini sahiplenmenin, iktidarın baskılarına direnmenin yollarını açabileceği savunuldu. Diker, mücadele içinde tekrarın arttığını ve bu nedenle bazı kişilerin eylem alanlarına gelmemeye başladığını aktararak, “yeni yollar” ve “yeni eylemliliklerin” geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Diker ayrıca toplumun korkmaması gerektiğini ifade ederek, yasayı geçirenlerin yasayı geçirdikleri için korktuğu yorumunu yaptı. Sokakta büyütülen direnişi önlemeyi hedefleyenlerin, bu yasayı geçirdiklerini iddia eden Diker, “Toplum dediğimiz yapının korkmasını gerektirecek bir durum yok” sözleriyle çağrısını yineledi.