ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, ABD ile İran arasındaki 60 günlük müzakere sürecinin bugün itibarıyla resmen başladığını duyurdu. Vance, iki ülkenin mutabakat zaptındaki taahhütlerini şu ana kadar karşıladığını belirtirken, deniz ulaşımlarındaki gidişata ve Hürmüz Boğazı’ndaki duruma da dikkat çekti.
Beyaz Saray’daki basın brifinginde konuşan Vance, süreçte “ilk aşama” taahhütlerinin yerine getirildiğini ifade etti. Ayrıca İran’ın davranışlarını mutabakat şartlarına göre sürdürmesi halinde, dondurulmuş fonlara ilişkin adımların gündeme gelebileceğini söyledi.
60 günlük müzakereler resmen başladı
Vance, bugün itibarıyla başlayan 60 günlük döneme ilişkin, şimdiye kadar tabloyu “memnuniyet verici” olarak değerlendirdi. İran’ın üst üste ikinci gece Hürmüz Boğazı’ndaki hiçbir gemiye ateş açmadığını vurgulayan Vance, bu durumu taahhütlerin yerine getirildiğinin göstergesi olarak sundu.
Deniz ablukası konusunda da CENTCOM’un, “bir düzineden fazla geminin” deniz ablukasını aşmasına izin verdiğini söyleyen Vance, bunun anlaşmanın ilk aşamasındaki ABD taahhütleriyle uyumlu olduğunu kaydetti. Vance, bu çerçevede iki tarafın söz verdiği adımları karşılıklı şekilde sürdürdüğünü aktardı.
Vance, ayrıca çarşamba günü geç saatlerde 12,5 milyon varil petrolün Hürmüz Boğazı’ndan geçtiğini belirterek, bunun “savaşın başlamasından bu yana gerçekleşen en yüksek miktar” olduğunu ifade etti.
İsviçre’de teknik görüşmeler hazırlığı
Mutabakatın dün imzalanmasının ardından 60 günlük sürecin resmen başladığını söyleyen Vance, ilk teknik görüşmelerin bu hafta sonu İsviçre’de başlamasını beklediklerini dile getirdi. İsviçre seyahatiyle ilgili planların netlik kazanabileceğini ifade eden Vance, “Tam olarak ne zaman olacağını bilmiyorum” dedi.
Vance, İsviçre’ye gitmeyi planladığını, ancak İran’dan ayrılmanın kolay olmadığını belirterek tarihin değişebileceğini de sözlerine ekledi. Buna göre, teknik müzakerelerin hafta sonunda başlaması hedefleniyor.
300 milyar dolarlık fonlara şartlı erişim
Vance, “İran’a ait 300 milyar dolarlık dondurulmuş fonların serbest bırakılması” meselesine dair de açıklamalar yaptı. Medyada bu konuya ilişkin çok sayıda yanlış bilgi dolaştığını savunan Vance, ABD’nin İran’a kendi kasasından “1 dolar” dahi vermeyeceğini vurguladı.
İran’ın dondurulmuş fonlara erişiminin, mutabakat şartlarına tam olarak uymasına ve davranışlarını değiştirmesine bağlı olduğunu belirten Vance, şartlar yerine getirilmediği durumda fonların açılmasının mümkün olmayacağını ima eden bir çerçeve çizdi.
İsim vermeden İsrailli bazı siyasileri ve ABD’deki Demokratları eleştiren Vance, bu kişilerin “İran hiçbir şey yapmadan fonlarına erişecek” şeklinde “propaganda” yaptığını; bunun gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Vance’a göre belirleyici olan, metinden ziyade anlaşmaya uygun eylemlerin devamlılığı.
“Centilmenlik anlaşması” da imzalandı
Vance, ABD ile İran arasında çarşamba günü bir “centilmenlik anlaşması” daha imzalandığını söyledi. Bu adımın karşılıklı iyi niyet ve mutabakata bağlılık açısından önem taşıdığını belirten Vance, centilmenlik anlaşması veya mutabakat zaptı metninin değil, anlaşmaya uygun şekilde yürütülen eylemlerin takip edileceğini kaydetti.