Mohamed Salah’ın Trabzonspor’a transferinin ardından İngiliz basını, Türk kulüplerinin yükselen temposunu merceğe aldı. The Telegraph, Mike McGrath imzasıyla yayımladığı incelemede, Süper Lig’e yapılan “yüksek profilli” hamlelerin neden bu kadar cazip görüldüğünü tartıştı.
Gazete, Salah’ın İstanbul’a gelişinden imza sürecine kadar geçen görüntülerin taraftar ilgisini gösterdiğini aktarırken, son yıllarda Türkiye’ye gelen yıldızların tamamının her zaman aynı düzeyde istikrar sağlayamadığına da dikkat çekti. Buna rağmen inceleme, temsilcilerin değerlendirmesinde Türkiye’nin “daha uygulanabilir” bir seçenek olarak öne çıktığı fikrini öne çıkarıyor.
Salah’ın Türkiye’yi seçmesi nasıl okundu?
The Telegraph, Salah’ın Liverpool’dan ayrılacağının duyulmasının ardından Suudi Arabistan’ın da ilgisinin gündeme geldiğini, ancak sonuçta Trabzonspor’a geçildiğini yazdı. İncelemede, Suudi Profesyonel Ligi’nde bazı isimlerin sözleşmelerinin bitmesinin ardından ayrıldığı örnekleri de paylaşıldı: Riyad Mahrez, Georginio Wijnaldum, Chris Smalling, Jhon Durán, Marcelo Brozovic, Franck Kessié ve Abdoulaye Doucouré gibi futbolcuların kulüplerinden ayrılanlar arasında yer aldığı aktarıldı.
Gazete ayrıca İngiltere’den bakan bir gözle, Türk kulüplerinin transfer pazarındaki hareketliliğini örneklerle anlattı. Mason Greenwood’un Nathan Aké ile birlikte Fenerbahçe’de yer aldığı belirtilirken, Beşiktaş’ın ise Arsenal’le Premier League şampiyonluğu yaşadıktan kısa süre sonra Leandro Trossard’ı kadrosuna kattığı ifade edildi.
İncelemeye göre Türkiye’nin cazibesini artıran unsurlardan biri maaşların net şekilde ödenmesi. Salah’ın Trabzonspor’da sezon başına en az 14,5 milyon sterlin kazanacağı ve bu tutarın bonuslar eklenmeden önceki net gelir olarak değerlendirildiği belirtildi. The Telegraph, Trabzonspor’la yapılan sözleşmenin İngiltere’de haftalık 500 bin sterlinden fazla kazanmaya denk bir gelir olarak yorumlanabileceğini de yazdı.
Haberde ayrıca bir Türk menajerin değerlendirmesi aktarılırken, “Temelde paralarını net alıyorlar. Vergi sorumlulukları yok, vergilerini kulüp ödüyor” ifadesi kullanıldı.
Net maaş tartışması: “Vergi” detayı ve nakit akışı
The Telegraph, bu durumun Türkiye’de gelir vergisinin bulunmadığı anlamına gelmediğini vurguladı. Kulüplerin bordronun o kısmıyla ilgilendiği, bu yüzden Süper Lig’in net maaşlar konusunda Suudi Arabistan’a doğrudan rakip hale geldiği yorumuna yer verildi.
Gazete, Cristiano Ronaldo’nun Al Nassr ile yeni sözleşme imzaladığını hatırlatırken, Suudi Arabistan’da futbolcu sözleşmelerinde yapılan büyük harcamaların ve kazançlı düzenlemelerin genel olarak düşüş eğiliminde olduğuna dikkat çekti. Mohamed Salah’ın da bu çerçevede, sekiz yıl sonra Dünya Kupası’na ev sahipliği yapmaya odaklanan Suudi Arabistan için “ideal bir transfer” olabileceği hatırlatılarak, onun Türkiye’yi tercih etmesinin altı çizildi.
Borcun yanında transferi mümkün kılan kaynaklar
İngiliz gazetesi, Türk kulüplerinin transferlerin maliyetini nasıl karşıladığına dair bir tablo da çizdi. Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor’un toplamda 1 milyar Euro’nun üzerinde borca sahip olduğu; buna rağmen futbolculara yüksek maaş ödemelerini destekleyen bir nakit akışının bulunduğu belirtildi.
Haberde Galatasaray’ın yaptığı arazi satışlarının kulübe ciddi katkı sağladığı ifade edildi. Anlaşmaların rakamları açıklanmadığı ancak 400 milyon sterlinin üzerinde olduğu aktarıldı. Ayrıca Galatasaray’ın Ali Sami Yen Stadyumu’nun isim haklarını sattığı ve stadın Rams Park olarak bilindiği hatırlatıldı. Geçen sezon Liverpool karşısındaki galibiyet golünün ise Victor Osimhen üzerinden gelen 75 milyon Euro’luk transfer gündemiyle ilişkilendirildiği yazıldı.
Fenerbahçe tarafında ise inceleme, eski başkan Ali Koç’un Türkiye’nin en zengin ailelerinden birine mensup olmasının kulübün ekonomik gücüne yansıdığı değerlendirmesine yer veriyor. Fenerbahçe’nin futbolcu keşfetme ve yüksek kârla satış yapma konusundaki başarısı da vurgulandı; Ferdi Kadıoğlu’nun 30 milyon euro karşılığında Brighton’a, Arda Güler’in ise 28 milyon Euro’ya Real Madrid’e transfer edildiği hatırlandı.
Sponsorluklar ve “üç ay” kuralı tartışmanın parçası
The Telegraph, Mohamed Salah transferinin sponsorluklar yoluyla finanse edilmesinin beklendiğini yazdı. Trabzonspor’un Türk Hava Yolları ve elektrikli otomobil üreticisi Togg ile anlaşmalarının bulunduğuna dikkat çekildi. Salah’ın imzasının hemen ardından Türk Hava Yolları’nın Kahire ile Trabzon arasında doğrudan uçuşların başlayacağını duyurduğu da incelemede yer aldı.
Gazete, Trabzonspor’un transfer piyasasında elini güçlendirmek amacıyla Christ Inao Oulai’yi 26 milyon Euro karşılığında Fiorentina’ya sattığını belirtti.
İncelemenin sonunda Türkiye’nin futboldaki itibarının zamanla değiştiği görüşü öne çıktı. Gazete, geçmişte Türkiye’ye transfer olmanın çoğu zaman kariyerin son dönemiyle ilişkilendirildiğini, ancak örneklerin bu algıyı zaman zaman kırdığını aktardı. Robin van Persie’nin Manchester United ile Premier League şampiyonluğu yaşadıktan sonra Fenerbahçe’ye transfer olması gibi; Darius Vassell’in 2009’da Ankaragücü’ne geldiğinde taraftarlar tarafından karşılanması gibi örnekler verildi.
Geçmişte maaşların geciktiği ya da tam ödeme alamadığı yönündeki hikâyeler bulunduğuna da değinilen yazıda, futbolcuların üç ay boyunca ödeme alamaması halinde bonservislerini alarak ayrılmalarına imkân sağlayan kuralın bu belirsizliği dengeleyen bir güvence olarak anlatıldığı belirtildi. The Telegraph ayrıca üç yıl önce ses getiren transferlerin tamamının uzun ömürlü olmadığını; Wilfried Zaha’nın Galatasaray’a bonservissiz katılıp sonraki sezon Lyon’a, ardından MLS’te Charlotte FC’ye kiralandığını hatırlattı. Ederson’un da transfer sonrası kısa sürede ayrılma isteğiyle ilgili yaygın iddialar olduğu, José Mourinho döneminde kulübe getirildiği ve sezon başlarında görevden alındığı bilgisiyle birlikte aktarıldı.




