Teknoloji

OpenAI GPT-5.6’yı Kamuya Açıyor: Trump’tan İzin Çıktı

OpenAI, ABD hükümetinin ulusal güvenlik endişeleri nedeniyle ertelenen en gelişmiş modeli GPT-5.6’yı perşembe günü genel kullanıma sunacağını duyurdu. Trump yönetimiyle yapılan ek test ve görüşmelerin ardından geniş dağıtıma onay geldi.

OpenAI, ABD hükümetinin ulusal güvenlik gerekçeleriyle geçen ay ertelediği en gelişmiş yapay zeka modeli GPT-5.6’yı perşembe günü genel kullanıma açacağını açıkladı. Sürecin, Trump yönetimi tarafında yapılan ek testler ve görüşmelerle “geniş çaplı dağıtıma” onay sürecine bağlandığı aktarılırken, aynı dönemde rakip şirket Anthropic’in bazı modellerinin de kısıtlamalarla gündeme geldiği görülmüştü.

Yapay zeka tarafında son dönemde yoğunlaşan rekabetin, özellikle ABD ve Çin’in siber saldırıları hızlandırabilecek yeteneklere sahip modeller geliştirmesiyle daha da görünür hale geldiği belirtiliyor. Washington ise teknolojinin askeri ya da istihbarat amaçlarıyla kötüye kullanılabileceği endişesiyle denetimleri artırmış durumda.

GPT-5.6 için genel erişim kararı

OpenAI, geçen ay ABD hükümetinin talep ettiği ertelemenin ardından, GPT-5.6 modelini perşembe günü kamuoyunun kullanımına sunacağını duyurdu. Şirketin açıklamasında, süreçte belirleyici olan noktanın “kötüye kullanım potansiyeli” ve buna bağlı güvenlik kaygıları olduğu ifade ediliyor.

Axios’un haberine göre ise Trump yönetimi, OpenAI ile hükümet yetkilileri arasında gerçekleştirilen ek testler ve toplantıların ardından GPT-5.6’nın geniş çaplı dağıtımına onay verdi. OpenAI tarafının haziran ayı sonlarında yaptığı ön gösterimde, modelin kodlama, biyoloji ve siber güvenlik alanlarında gelişmiş otonom yeteneklerine vurgu yaptığı hatırlatılıyor.

Bu çerçevede OpenAI, GPT-5.6 Sol modelinin ExploitBench kriterinde Anthropic’in Mythos Preview modeliyle rekabet edebilecek düzeyde olduğunu söylemişti. Şirketin bir süredir güvenlik ve performans başlıklarını birlikte öne çıkarması, kamuya açılışın neden bu kadar yakından izleneceğini de açıklıyor.

Anthropic kısıtlamaları ve Çin’in endişeleri

OpenAI’ın GPT-5.6’yı kamuya açacağı açıklaması yapılırken, rakip firma Anthropic’in yaşadığı kısıtlamalar da gündemdeydi. ABD hükümetinin 12 Haziran’da ulusal güvenlik kaygılarıyla aldığı ihracat kontrolü kararı sonrasında Mythos 5 ve Fable 5, tüm kullanıcılar için aniden devre dışı bırakılmıştı.

Ancak bu kısıtlamaların, Anthropic’in belirli güvenlik önlemlerini uygulamasının ardından geçen hafta kaldırıldığı bildirildi. Yine aynı rekabet ortamında, ABD’de istihbarat ve askeri kurumlar tarafından kötüye kullanım ihtimali üzerinde özellikle duruluyor.

Bu tabloya Çin tarafının da endişeleri ekleniyor. Çinli yetkililerin, en gelişmiş yapay zeka modellerine yurt dışından erişimin sınırlandırılmasına dönük toplantılar düzenlediği belirtiliyor. Kaynakta, Çin’de yazılım açıklarından yararlanma potansiyeli ve ABD’nin bu modeli Pekin’in çıkarlarına karşı konuşlandırabileceği yönündeki kaygılar öne çıkıyor.

Öte yandan Anthropic’in daha önce, herhangi bir yapay zeka modelini güvenlik protokollerinin aşılmasına (“jailbreak”) karşı tamamen korunaklı hale getirmenin “muhtemelen imkansız” olduğunu söylediği kaydediliyor.

Trump kararnamesi ve “güvenilir” erişim tartışması

ABD Başkanı Donald Trump’ın, yapay zeka geliştiricilerinin “kapsam dâhilindeki sınır modelleri”ni güvenilir ortaklara sunmadan önce 30 güne kadar ABD hükümetine sunmalarını öngören gönüllü bir çerçeve oluşturduğu bir başkanlık kararnamesi imzaladığı aktarılmıştı. Böylece model çıkışları, hükümet incelemeleriyle birlikte daha sıkı bir takvime bağlanabiliyor.

Kaynakta ayrıca, Anthropic’in Fable modeli üzerindeki ihracat kontrolleri kaldırılmış olsa da siber güvenlik uzmanları için tasarlanan Mythos modelinin halen yalnızca bazı “güvenilir” ABD kuruluşları tarafından kullanılabildiği belirtiliyor. Elon Musk’ın SpaceXAI ile bağlantılı olarak lider modeli Grok 4.5’i kamuya sunduğunu söylemesi ise tabloya farklı bir aktör daha ekliyor.

Sonuç olarak OpenAI’ın GPT-5.6’yı kamuya açma kararı; ABD’nin güvenlik denetimleri, rakiplerdeki kısıtlamalar ve ülke bazlı erişim tartışmalarıyla iç içe geçmiş bir teknoloji yarışının yeni bir halkası olarak değerlendiriliyor.