Yaşam

Naci Görür’den 7 maddelik uyarı: Deprem dirençli kent için önce Afet Bakanlığı

Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, kentsel dönüşümün tek başına deprem hazırlığı olmadığını vurgularken, deprem dirençli yerleşim için “Afet Bakanlığı” ve mikro-bölgeleme dahil 7 kritik adımı sıraladı.

Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda deprem dirençli kentlerin nasıl kurulacağına dair önemli uyarılarda bulundu. Görür, güvenliği sadece bina yapımına indirgememek gerektiğini belirterek kentin tüm bileşenlerinin birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

Açıklamasında “Kentsel dönüşüm tek başına depreme hazır bekletini sağlamaz” vurgusunu öne çıkaran Görür, sürecin uzun bir planlamayı gerektirdiğini de hatırlattı. Küresel örneklerden ders çıkarılması gerektiğini söyleyen Görür, son maddesinde ise “Venezuela’yı unutmayın” uyarısına yer verdi.

“Afet Bakanlığı” ilk adım

Prof. Dr. Naci Görür’e göre deprem dirençli yerleşim alanlarının kurulmasında atılması gereken ilk adım bir Afet Bakanlığı’nın kurulması. Görür, bu kurumun hızla teşkilatlanması, bütçelenmesi ve deprem zonlarında aktif şekilde çalışmaya başlaması gerektiğini dile getirdi.

Paylaşımında, deprem gerçeğine karşı kurumsal bir yapının önemini öne çıkaran Görür; yalnızca yerel uygulamalarla yetinmenin yeterli olmayacağını savundu. Deprem kuşaklarına yönelik çalışma, riskin daha sistemli şekilde yönetilmesi anlamına geliyor.

Mikro-bölgeleme şart

Görür’ün ikinci çağrısı ise mikro-bölgeleme çalışmalarının tamamlanması. Her yerleşim alanının zemin özelliklerini ortaya koyan bu çalışmaların eksiksiz yapılması gerektiğini vurgulayan Görür, yerel farklılıkların göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Bu yaklaşımın, deprem etkisini kent ölçeğinde daha doğru değerlendirmeye imkân verdiğini belirten bir çerçeve oluşturduğu görülüyor. Görür, riskin “genel” değil “yerel” değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Kenti oluşturan her şey deprem dirençli olmalı

Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür’ün üçüncü maddesi, kentin sadece binalarıyla değil tüm unsurlarıyla birlikte deprem dirençli hale getirilmesi yönünde. Görür, bir kentin dayanıklılığının mimari ya da inşaat tekniğine indirgenemeyeceğini söyledi.

Açıklamasında doğal ve kentsel faktörlerin incelenmesi gerektiğini de aktardı. Zemin, jeoloji ve jeofizik gibi unsurların yanı sıra; kent yönetimi, halk, altyapı, yapı stoku, ekosistem, çevre ve ekonomi gibi başlıkların da detaylı şekilde ele alınması gerektiğini belirtti.

Görür ayrıca şu ifadeyi kullandı: “Yalnız ev yaparak bir kentte yaşanmaz.” Kentsel dönüşümün önemini kabul etmekle birlikte bunun tek başına depreme hazırlık anlamına gelmediğini vurguladı.

Süreç 15-20 yıl alır, ders şart

Prof. Dr. Naci Görür’ün son sıralamasında zaman faktörü öne çıkıyor. Depreme hazırlığın uzun soluklu bir süreç olduğunu söyleyen Görür, bir kentin 15-20 seneden önce tamamen depreme hazır hale getirilemeyeceğini belirtti.

Küresel örneklerde yaşananlar ve ihmallerin sonuçlarından ders çıkarılması gerektiğini vurgulayan Görür, uyarılarının son maddesinde “Venezuela’yı unutmayın” ifadesine yer verdi. Bu hatırlatma, deprem riskine karşı hazırlık ve planlamada gecikmenin yaratabileceği ağır sonuçlara dikkat çekiyor.

Görür’ün paylaştığı 7 maddelik çerçeve özetle; önce Afet Bakanlığı’nın kurulması, mikro-bölgeleme çalışmalarının yapılması, kentin tüm bileşenlerinin dirençli hale getirilmesi, doğal ve kentsel unsurların birlikte değerlendirilmesi, kentsel dönüşümün tek başına yeterli görülmemesi, hazırlık sürecinin 15-20 yıl gerektirmesi ve geçmiş örneklerden ders çıkarılması şeklinde sıralanıyor.