Gündem

Hafize Gaye Erkan’a Bodrum’da ihtar: “Ortak yaşamı çekilmez hale getirdi”

Bodrum’daki Çağdaş Turgut Reis Tatil Evleri Sitesi yönetimi, eski Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan hakkında noterden ihtar gönderdi. İhtarnamede ortak alan kullanımı, personel tutumu ve komşuluk ilişkilerine dair şikayetlerin sürdüğü belirtildi.

Eski Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan hakkında, Bodrum’daki tatil sitesi yönetiminden noterden ihtar geldi. İhtarnamede Erkan’ın sitedeki villa yaşamında “ortak yaşam”ı zorlaştırdığı öne sürüldü.

Yaklaşık 8 ay boyunca TCMB Başkanlığı görevini yürüten Erkan’ın, Bodrum’daki Çağdaş Turgut Reis Tatil Evleri Sitesi’nden 1,3 milyon euroya satın aldığı villada komşuların şikayetçi olduğu ifade ediliyor. Sitenin yönetimi de uyarılara rağmen devam eden eylemler nedeniyle yasal süreç başlatma hakkını saklı tuttuğunu bildirdi.

Noterden gönderilen ihtarnamede hangi başlıklar var?

Ekonomim’den Sadi Özdemir’in haberine göre, Çağdaş Turgut Reis Tatil Evleri Sitesi yönetimi, Erkan’a “ihtar” ileteceklerini duyurdu. İhtarnamede, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu ve yönetim planı kapsamında ortak yaşam kuralları ile komşuluk hukukunun ihlal edildiği ileri sürüldü.

İhtar metninde, site huzuru ve çalışma barışını bozduğu iddia edilen eylemler sıralanırken, hem site sakinleri hem de otel işletmesi tarafından çok sayıda yazılı ve sözlü şikayette bulunulduğu aktarıldı. Yönetim, şikayetlerin devam etmesi halinde bağımsız bölümün mülkiyetinin devri için dava açılabileceğini ve tüm yasal hakların kullanılacağını kaydetti.

İhtarda, 1 No’lu villa malik konumundaki Erkan için “Ortak yaşamın diğer kat malikleri açısından çekilmez hale gelmesine neden olan eylemlerinizin devam etmesi ve gerekli yükümlülüklere riayet edilmemesi halinde 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 25’inci Maddesi kapsamında bağımsız bölümünüzün mülkiyetinin devri için dava açılması da dahil olmak üzere müvekkil site yönetimin sahip olduğu tüm yasal hak ve başvuru yollarına başvurulacağının” bildirildiği ifadeler yer aldı. Yönetim ayrıca yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin tarafına yükletilmesini talep edeceğini belirtti.

Ortak alan, kamera ve personel tutumu iddiaları

İhtarnamede yer alan şikayetler arasında, ortak kullanımda olan servis araçlarının (buggy) gün içinde defalarca ve uzun süreyle “şahsi tahsis” gibi kullanılması ve diğer sakinlerin hizmetten yararlanmasının engellendiği iddiası bulunuyor.

Ayrıca sahil şeridindeki ortak yürüyüş yolunda ağaçlara “özel mülkür girilmez” yazılı tabelalar asıldığı, ortak alanı işgal edildiği; yoldan geçen komşular, çocuklar ve çalışanlar hakkında “evi gözetleme” iddiasıyla taciz ve tehdit edildiği ileri sürüldü. Ortak sahil alanına yönetimden ve kat maliklerinden izin alınmadan platform kurulması ve günlerce süren organizasyonlar yapılması da şikayetler arasında.

İhtar metninde, villaya takıldığı belirtilen geniş açılı kamera sistemiyle yalnızca kendi kullanım alanının değil; komşu villaların bahçeleri, özel yaşam alanları ve ortak geçiş yollarının 24 saat kaydedildiği iddia edilerek kat maliklerinin mahremiyet hakkının ihlal edildiği vurgulandı.

Diğer yandan tesis otoparkında aileye ait araçlar için belirli yerlerin ayrılmasında ısrar edildiği, ortak otopark kullanım düzenine müdahale edildiği ve bazı araçların yerlerinden kaldırılması yönünde girişimlerde bulunulduğu belirtiliyor. İhtarda iskele ve sahil gibi ortak alanlarda otel misafirleriyle tartışmalara girildiği, fiziki müdahalede bulunulduğu ve evcil hayvan kurallarına uygun hareket eden sakinlerin/misafirlerin haksız biçimde ortak alandan uzaklaştırılmaya çalışıldığı ifade ediliyor.

Personel tarafında da iddialar bulunuyor: Otel mutfak çalışanlarına menü dışı özel yemek hazırlatma konusunda baskı kurulması, taleplerin gecikmesi halinde çalışanlara hakaret edildiği; çalışanların ses kayıtları üzerinden tehdit edildiği ileri sürülüyor. Kış dönemlerinde site yönetiminden izin alınmadan bahçıvan ve temizlik personelinin şahsi işler için tahsis edildiği, temizlik personelinin haftanın altı günü yalnızca kendi villasında çalıştırıldığı ve site personelinin çalışma düzeninin özel talepler doğrultusunda şekillendirilmeye çalışıldığı da yazıldı.

İhtar metninde, kendilerine özel hizmet/ayrıcalık tanınmadığı durumlarda personel üzerinde baskı kurulduğu, personelin işten çıkarılması ya da görevden aldırılması yönünde tehditlerde bulunulduğu ve çalışanların görev düzenine müdahale edildiği öne sürüldü. Ayrıca site sakinlerinin kendi taleplerine karşı çıkanlar üzerinden resmi kurumlara şikâyet tehdidiyle baskı kurulduğu iddiasına da yer verildi.