Magazin

Ece İrtem’in yakın arkadaşı: “Ben gençken öleceğim” derdi

Ece İrtem’in yakın arkadaşı, sanat sohbetleri ve hayalleriyle dolu bir dostluğu anlatırken, “Sanırım ben gençken öleceğim” sözünü hatırlattı. Arkadaşının romantik ve hayalperest yönünü vurguladı.

Hayatın içinde çok özel bir yer edinen Ece İrtem, geride bıraktığı anılarla anılmaya devam ediyor. Yakın arkadaşı, İrtem’in hem saf hem de son derece hayalperest olduğunu; küçük şeylere bile kolayca üzülebildiğini söyledi. Aynı zamanda onun, kurduğu hayaller ve yaptığı provasını anlattığı sahneler üzerinden dikkat çeken bir kişiliği olduğunu paylaştı.

Arkadaşının anlattıkları, İrtem’in sadece bir hayranlık uyandıran tarafını değil, duygusal dünyasının derinliğini de gözler önüne seriyor. Yakın dostlukta yer eden sözlerden biri ise, yıllar sonra bile akıllarda kalacak türden: “Sanırım ben gençken öleceğim.”

Hayalperestliğini ve duygusal hassasiyetini anlattı

Yakın arkadaşı, Ece İrtem’in “çok temiz kalpli” biri olduğunu belirterek, insanların onu sık sık kandırabildiğini ya da üzüleceği durumlara sürükleyebildiğini ifade etti. İrtem’in saf olduğunu söyleyen arkadaş, onun küçük ayrıntılardan bile etkilenebildiğini anlattı.

İrtem’in yalnızca duygusal değil, aynı zamanda güçlü bir hayal kurma biçimi olduğuna dikkat çeken arkadaşı, bir konuşmalarında şu ifadeyi paylaştı: “Kendimi hiçbir hayalimde yaşlı bir kadın olarak hayal edemiyorum sanırım ben gençken öleceğim.” Arkadaşının bu söze karşılık “boş konuşma” dediğini, ancak son günlerde bu sözün aklında yer ettiğini aktardı.

Dizi provasından romantik bestelere uzanan bir dünya

Yakın arkadaşının anlatımına göre, Ece İrtem günlük hayatın içinden sanata dair bir ritim kuruyordu. Dizi senaryolarını birlikte konuşup farklı sahneleri prova ediyorlardı. Hatta İrtem’in replikleri ezberleyip prova etme isteğinin, yakın çevresinde sık sık karşılık bulduğunu dile getirdi.

Arkadaşının aktardığı bir diğer detay ise kıyafet seçimiyle ilgiliydi. İrtem’in, “bana kötü giyindiğimi söyler” diyerek kıyafetleri kendi seçtiğini; arkadaşı olarak onun tarzına benzemeye çalıştığını ifade etti. Somon pişirmeyi de İrtem’in öğrettiğini söyleyen yakın arkadaş, İrtem’in gündelik işlere bile hayat katan bir enerjisi olduğunu vurguladı.

Romantik yönünün de güçlü olduğunu anlatan yakın arkadaşı, İrtem’in sevdiği insanların güzel özelliklerine göre şarkı sözleri yazıp besteler yaptığını söyledi. “Gerçek bir romantikti” ifadesiyle onun bu tutkusunu öne çıkardı; aynı zamanda kendi çalıp kendi söyleyip kendi oynayan bir tavır taşıdığını aktardı.

Sanat hayalleri ve Tayland isteği

İnançlı olduğunu ve alın yazısına çok önem verdiğini ifade eden yakın arkadaşı, İrtem’in evlenmeyi ve aile kurmayı çok istediğini de kaydetti. Ayrıca sevdiği kişilerin özelliklerinden ilham alarak sözler yazmasının, onun duygularını sanata dönüştürme gücünü gösterdiğini söyledi.

İrtem’in hedefleri de geniş bir hayal dünyasına işaret ediyordu. Arkadaşının anlattığına göre İrtem, şarkıcı olmayı istiyordu; buna karşılık ünlü bir oyuncu olmayı daha çok arzuluyordu. Bir gün Tayland’da yaşamak istediğini de dile getiren İrtem’in, uzak bir geleceği düşünürken bile kendine dair net bir hayal kurduğu görülüyor.

Arkadaşının son olarak vurguladığı nokta ise İrtem’in oyunculuk hedefine ulaşmış olması. Son günlerinde uzak doğuda olduğuna değinen yakın arkadaşı, bu nedenle onun adına “sevindiğini” söyledi ve anlattıkları, Ece İrtem’in hayallerinin ve enerjisinin hâlâ etkisini sürdürdüğünü gösterdi.