“Taşacak Bu Deniz” dizisinin Esme’si Deniz Baysal, 6 Eylül 2019’da Çeşme’de masal gibi bir düğünle hayatını birleştirdiği müzisyen Barış Yurtçu’dan boşanıyor. Hafta başı İstanbul Adliyesi’ne başvurarak boşanma davası açan Baysal, süreçte evini de ayırdı.

Haberde; fikir ayrılıkları ve ilgisizlik nedeniyle dava açıldığı ifade edilirken, çiftin anlaşma yolunu aradığı ancak sonuç alınamadığı belirtiliyor. Baysal’ın, konuyla ilgili gündeme gelebilecek spekülasyonların önüne geçmek için de gizlilik kararı aldırdığı kaydedildi.

Moana (2026) canlı-aksiyon uyarlamasında sihir neden azalıyor? Canlı-aksiyon rekreasyonu hakkında yeni değerlendirme
Moana (2026) canlı-aksiyon uyarlamasında sihir neden azalıyor? Canlı-aksiyon rekreasyonu hakkında yeni değerlendirme
İçeriği Görüntüle

İstanbul Adliyesi’ne başvuru ve ev ayrılığı

Deniz Baysal, hafta başında İstanbul Adliyesi’nde boşanma davası açtı. Açıklamada, çift arasındaki “fikir ayrılıkları” ve “ilgisizlik” ifadelerinin öne çıktığı aktarılıyor. Bununla birlikte Baysal’ın evini de ayırdığı ve süreci daha resmî bir zemine taşıdığı belirtiliyor.

İzmir’de ailesinin yanında olduğu söylenen Baysal’ın, dava sürecini bu adımlarla birlikte ilerlettirdiği ifade ediliyor. Çiftin, evliliklerini sürdürme konusunda aynı noktada buluşamadığı vurgulanıyor.

Anlaşma sağlanamadı, çekişmeli sürece döndü

Kaynağa göre Deniz Baysal, boşanmayı anlaşmalı şekilde tamamlamak istemişti. Ancak Barış Yurtçu’nun boşanma konusunda aynı yaklaşımda olmadığı ve bu nedenle sürecin çekişmeli davaya döndüğü öğrenildi.

Öte yandan, davayla ilgili çıkabilecek haber ve yorumların önünü kesmek amacıyla Baysal’ın gizlilik kararı aldırdığı aktarılıyor. Bu kararın, dosyaya ilişkin detayların daha kontrollü biçimde ilerlemesini hedeflediği belirtiliyor.

Deniz Baysal’ın Barış Yurtçu ile 6 Eylül 2019’da Çeşme’de yapılan düğünle evlendiği hatırlatılırken; şu an için süreçteki ana başlığın “anlaşma” değil, çekişmeli ilerleme olduğu ifade ediliyor.

Davaya ilişkin gelişmeler devam ederken, Baysal’ın hem kişisel sürecini hem de kamuoyunda oluşabilecek algıyı yönetmek adına attığı adımların öne çıktığı görülüyor.