Magazin

Aslıhan Koruyan Sabancı 20 Yılın Sırrını Anlattı: “Önce Arkadaş Olmak”

Cemiyet hayatının tanınan isimlerinden Aslıhan Koruyan Sabancı, GÜNAYDIN’a özel açıklamalarında 20 yıllık mutlu evlilik hedefinin formülünü paylaştı. “Önce arkadaş olmak” diyen Sabancı, sağlıklı beslenme ve kitap çalışmalarına da değindi.

GÜNAYDIN’a özel bir söyleşi yapan Aslıhan Koruyan Sabancı, güzellik yarışmalarından eğitim hayatına, kitaplarına ve aile düzenine kadar uzanan geniş bir çerçevede samimi açıklamalar paylaştı. Miss Turkey’de jürilik heyecanını anlatan Sabancı, “mutlu beraberliğin” de bir takım temel değerlere dayandığını söyledi. Üç çocuk annesi olan Sabancı, aynı zamanda pandemide iki dilli olarak hazırladığı gastronomi çalışmalarının detaylarını ve mutfak anlayışını da konuştu.

Miss Turkey jürisinde 30 yıl sonra aynı heyecan

Aslıhan Koruyan Sabancı, Miss Turkey’de jüride yer almanın kendisi için büyük mutluluk olduğunu belirtti. 1991’de aldığı “Miss Turkey” unvanının üzerinden 30 yıl geçtiğini hatırlatan Sabancı, bugün yarışmaya katılan gençlerin yaşlarının kendi çocuklarıyla yakın olduğunu söyledi. “Hepsiyle gurur duydum, onların hissettiği heyecanı hissettim” diyen Sabancı, yarışmanın kendisinde bıraktığı duyguyu hâlâ canlı bulduğunu ifade etti.

Sabancı, Miss World sürecinde ise üniversite öğrencisi olduğunu ve aldığı derecelerin yurt dışında eğitim alma isteğini pekiştirdiğini anlattı. Dünya 6.’lığı ve “Miss World European Queen of Beauty” unvanlarının, eğitim hayatını ABD ve İtalya’ya taşımasına zemin hazırladığını aktardı. İş hayatına da New York’ta başladığını dile getiren Sabancı, eğitim ve kariyer yolculuğunda uluslararası platformların belirleyici rolünü vurguladı.

Mutlu evliliğin formülü: Güven, saygı ve sabır

Sabancı ailesine gelin gittikten sonra “Sabancı” soyadını taşımanın kendisine bazı yükümlülükler getirip getirmediği sorusuna ise teşekkürle başladı. Finans, sanayi, eğitim, enerji ve sanat gibi alanlarda katkıları bilinen bir ailenin üyesi olmanın kendisi için gurur verici olduğunu söyledi. Eşiyle Cornell Üniversitesi’nden sınıf arkadaşı olduklarını belirten Sabancı, kendi çalışmaları ve başarılarıyla anılmayı tercih ettiğini dile getirdi.

2022’de 20 yıllık evliliklerini kutlayacaklarını söyleyen Sabancı, mutlu bir evliliği sürdürmenin “formüller”ini de sıraladı. Ona göre evlilikte önce arkadaşlık önemli: “Karşılıklı güven, saygı, sevgi, anlayış ve sabır” bu düzenin temelini oluşturuyor. Sabancı, her şeyin sadece romantik duygularla değil, günlük hayatta devam eden bir emek ve uyumla yaşandığını ima eden bir çerçeve çizdi.

Pandemide iki dilde iki kitap, mutfakta “deneme” ve “sağlık”

Pandemi döneminde zamanı verimli geçirdiğini ve uzun süredir yapmak istediği hobilere, kitap çalışmalarına ve eğitimlerine odaklandığını anlatan Sabancı, bu süreçte iki kitabını hazırladığını söyledi. “Glütensiz ve Şekersiz Gurme Lezzetler Tatlılar ve Tuzlular” ile “Doğanın Terapötik Reçeteleri” isimli kitapların İngilizce ve Türkçe olarak iki dilde hayata geçirildiğini belirtti.

Sabancı, kitaplarının içeriğini de paylaştı. “Doğanın Terapötik Reçeteleri”nde gıdaların ve besin öğelerinin sağlığa etkilerini anlattığını vurgulayan Sabancı, diğer kitapta ise hem sık tüketilen geleneksel tatlı ve tuzlu tariflerin hem de evde sıkça hazırladığı noodle, sushi, dumpling gibi Uzakdoğu lezzetlerine yer verdiğini söyledi. Makaron ve cheesecake gibi dünya mutfağından örnekleri de tariflere eklediğini ifade etti.

Tariflerin hazırlık sürecinde ise “hem lezzetli hem sağlıklı hem de şık” olmaya odaklandığını belirten Sabancı, mutfağında aylarca deneme yaparak en iyi sonuca ulaşmak için emek harcadığını anlattı.

Yemekleri kendisi yapıyor: Katkısız, trans yağsız, sebze-ağırlıklı

“Mutfakta yemekleri siz mi yapıyorsunuz?” sorusuna “Evet, ben yapıyorum” yanıtı veren Sabancı, yemek yapmanın kendisi için zor olmadığını söyledi. Hatta gecenin bir yarısı çocuklarının ya da eşinin sushi isteği olduğunda, 1 saat içinde sofrayı kurabildiğini anlatan Sabancı, mutfaktaki pratikliğini de böyle örneklendirdi.

En çok Türk mutfağından sebze, baklagil ağırlıklı yemekleri, zeytinyağlıları ve meyve tatlılarını sevdiğini söyleyen Sabancı, dünya mutfağından tarifler de hazırladığını aktardı. Farklı kültürlerden yemekleri yaparken sofrada o yemeğin tarihçesini ve malzemelerin “besin değerlerini” de konuşmayı sevdiğini ifade etti.

Mutfağına girmeyen ürünleri sorulduğunda ise katkı maddeli ve işlenmiş gıdalara yer vermediğini söyledi. Sebze, meyve, baklagil ve glütensiz tam tahıllardan oluşan bir beslenme tarzını tercih ettiğini belirten Sabancı, trans yağlar ve hidrojenize yağlar gibi “işlenmiş katkı maddeli” besinlerin mutfağına giremeyeceğini vurguladı.

Sağlıklı alışveriş yaparken üreticiyi seçmeye özellikle dikkat ettiğini anlatan Sabancı, tarım ilacı, GDO kullanımı ve ürünlerin sağlıksız olabileceğine dair göstergeleri ölçebildiğini ifade ederek tarımda dürüst üretimin önemini dile getirdi.

Gençlik: İdeallerden vazgeçmemek

“Gençlik nedir, ne zaman yaşlanırız?” sorusuna da net bir çerçeveyle yanıt veren Sabancı, gençliği sadece 18-30 yaş aralığı gibi dar bir aralık olarak görmediğini söyledi. Ona göre gençlik; içindeki ışık, enerji, neşe, umutlar, ruh hali, hayal gücü, cesaret, duygular ve ideallerle ilgili. Sabancı, insanın korkuların esiri olup ideallerinden vazgeçtiğinde ve özgüvenini kaybederek karamsarlığa yenik düştüğünde yaşlandığını ifade etti.