Ankara’da 7-8 Temmuz’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesi iktidarın harekete geçtiği iddia edilirken, çok sayıda yurttaş evlerinden alınarak gözaltına alındı. Dün sabah saatlerinde bazı adreslere polis baskınları yapıldığı ve arama sırasında evlerin kapılarının kırıldığı bildirildi. Gözaltıların ardından “fiili olağanüstü hal” tartışmaları büyürken demokratik kitle örgütleri ve siyasi partiler uygulamaları “NATO’ya karşı mücadeleyi susturma operasyonu” olarak yorumladı.
Kaynaklara göre, gözaltı kararı verilen 241 kişiden 209’u gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar hakkında 24 saatlik avukat görüş kısıtlaması getirildi. Aralarında akademisyenler, gazeteciler ve siyasi/toplumsal yapılarda görev alan isimlerin de bulunduğu belirtilirken, Çağdaş Hukukçular Derneği’nin (ÇHD) avukatlarıyla ilgili ayrı gözaltı bilgisi paylaşıldı.
Ev baskınlarında 209 kişi gözaltına alındı
Polis baskınlarının Ankara’da dün sabah saatlerinde çok sayıda eve yönelik olarak gerçekleştiği aktarıldı. Yapılan işlemlerde ev kapılarının kırıldığına dair ifadeler yer alırken, toplamda 241 kişi hakkında gözaltı kararı olduğu bildirildi. Bu kararlardan 209’unun uygulandığı belirtildi.
Gözaltına alınan isimler arasında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Emel Memiş, gazeteci Yıldız Tar, Pir Sultan Abdal Ankara Şube Gençlik Temsilcisi Ferhat Kaplan, Devrimci Parti Genel Başkanı Elif Torun Öneren ve Halkevleri Genel Yürütme Kurulu üyesi Hediye Yıldırım da bulunuyor.
Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar’ın, bugün HDK soruşturması kapsamında açılan davanın duruşmasında hakim karşısına çıkmasının beklendiği kaydedildi. Çağdaş Hukukçular Derneği’nin açıklamasında, Ankara’daki üyelerinden Av. Semra Demir ve Av. Kürşat Bafra ile Av. Doğa İncesu’nun İstanbul’da gözaltına alındığı bildirildi.
Öte yandan gözaltına alınanların avukatlarıyla görüşmesinin 24 saat süreyle kısıtlandığı vurgulandı.
Siyasi partiler ve örgütlerden “NATO’ya karşı” tepkiler
Gözaltıların ardından çeşitli siyasi parti ve örgütler, uygulamalara karşı ortak bir itiraz dili kurdu. Sol Parti, “ABD’den aldıkları güç ve operasyonlarla seçimsiz ve muhalefetsiz, gerici monarşik rejim ülkeye dayatılıyor” ifadelerini kullanarak, NATO’ya karşı mücadelenin büyütülmesi çağrısında bulundu. Açıklamada, Türkiye’nin ABD’nin Orta Doğu’daki askeri yapılanmalarına dahil edilmesi ve yeni NATO üsleri kurulması kararlarına dikkat çekildi.
EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan ise “NATO defol” diyerek alanlarda olmayı sürdüreceklerini söyledi. İşçi ve emekçilerin geçim sıkıntısı yaşadığına, üretici köylünün gelirinin daraldığına vurgu yapan Aslan, emperyalist sömürüye karşı barış ve özgürlük için mücadeleyi çağırdığını aktardı.
ÇHD, NATO’nun “korkusunun ecele faydası olmadığını” belirterek, lüks oteller ve davet salonları gibi hazırlıkların NATO’nun gerçek yüzünü gizleyemeyeceğini savundu. Açıklamada NATO’nun emperyalizm ve faşizle birlikte anıldığı ve halkın iradesi karşısında değil halkın mahkemesinde hesap verecek bir yerde konumlandığı ifade edildi.
DEM Parti, demokratik siyaset alanını daraltan ve temel hakların kullanımını engelleyen uygulamalara karşı olduklarını, NATO’yu protesto etmenin suç olmadığını dile getirdi. TKH ise ev baskınlarının “terörle mücadele” kılıfıyla sunulmasının inandırıcı olmadığını, NATO zirvesi öncesi “NATO’ya hayır” diyenleri susturma operasyonu yapıldığının açık olduğunu savundu.
TİP açıklamasında “bu onursuzluğu kabul etmiyoruz” ifadeleri kullanılırken, KESK Ankara’da son bir haftada fiilen sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini belirterek toplu gözaltı ve baskıların anayasal hakların askıya alınması anlamına geldiğini söyledi. TKP’nin ise yürüyüşlere yönelik yasakları yargıya taşıdığı, NATO Zirvesi’ne karşı 5 Temmuz’da Tandoğan Meydanı’nda miting düzenleyeceğini duyurduğu aktarıldı.
Zirve hazırlıkları: trafiği ve etkinlikleri kısıtlayan düzenlemeler
Kaynakta ayrıca Ankara’nın NATO Zirvesi için adeta hayatı durduracak ölçekte hazırlık yaptığı iddiası yer aldı. Buna göre 6-12 Temmuz arasında 9 merkez ilçedeki kamu personeli idari izinli sayılacak; konserlerden mezuniyet törenlerine kadar tüm kamuya açık etkinliklerin durdurulacağı belirtildi. “Eylemlere izin verilmeyeceği” ifade edilirken, bölgedeki evlerin dış cephelerine yönelik düzenlemeler de gündeme taşındı.
Zirve güzergahındaki iş yerlerine gönderilen tebligatta, 4-12 Temmuz tarihleri arasında iş yeri önünde masa, sandalye, bez afiş ve duba gibi malzemelerin bulundurulmaması istenmişti. Tebligatta “görsel kirlilik yaratmayın” ifadesinin geçtiği aktarılırken esnafın uygulamanın fiilen iş yerlerini kapatmak anlamına geldiği yönünde tepki gösterdiği belirtildi.
Güvenlik önlemlerinin en yoğun uygulanacağı alanlar olarak, misafirlerin konaklayacağı otellerin ve Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile ATO Congresium Kongre ve Sergi Merkezi çevresinin öne çıkacağı kaydedildi. Bu bölgelerde trafiği aksatabilecek ya da toplu geliş gidişlere neden olabilecek etkinliklere izin verilmeyeceği, Valilik tarafından “hassas bölge” dışında kalan düğün gibi özel etkinliklerin genel yasak kapsamında tutulmadığı ifade edildi.
Ayrıca Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’nün belediyelere gönderdiği yazıda, NATO Zirvesi kapsamında kullanılacak güzergâhlar, etkinlik alanları, havalimanları ve konaklama tesisleri çevresindeki sahipsiz köpeklerin zirve öncesinde toplanmasının istendiği bilgisi paylaşıldı.