ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’a yönelik yeni bir saldırı dalgası başlattığını duyurdu. Açıklamaya göre saldırıların odağında, Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilere saldırmak için kullanılan askeri yetenekler bulunuyor.
ABD ile İran arasındaki karşılıklı gerilim, dört gündür devam ederken, CENTCOM’un duyurduğu bu yeni dalga bölgedeki deniz trafiği ve güvenlik tartışmalarını bir kez daha gündeme taşıdı.
Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilere odak
CENTCOM, ABD merkezli X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, saldırıların TSİ 13.00’te (ABD doğu saatiyle 06.00) başladığını belirtti. Paylaşımda, söz konusu saldırıların “İran güçlerinin Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilere saldırmak için kullandığı askeri yeteneklerini daha da zayıflatmayı amaçladığı” aktarıldı.
Komutanlığın açıklaması, ABD’nin bölgedeki deniz güvenliğine yönelik tehdit olarak gördüğü unsurları hedef aldığını vurguluyor. CENTCOM ayrıca saldırı dalgasının kapsamını, daha ayrıntılı bir bilgi vermeden duyuruyla sınırlandırdı.
ABD-İran saldırıları dört gündür sürüyor
ABD ve İran’ın karşılıklı saldırıları, dört gündür devam ediyor. Bu süreçte ABD’nin tutumu özellikle müzakere trafiği etrafında şekillenirken, Trump’ın daha önce yaptığı açıklamalar da gerilimin tırmanmasında etkili oldu.
ABD Başkanı Donald Trump, müzakerelere geri dönülmemesi halinde İran’ın köprü ve enerji santrallerinin hedef alınacağına yönelik tehditler savurmuştu. Trump, Fox News’e verdiği röportajda, “Gelecek hafta onlar için çok kötü olacak. Tüm enerji santrallerini vuracağız. Masaya geri dönüp müzakere etmezlerse tüm köprülerini havaya uçuracağız” ifadelerini kullanmıştı.
Bu açıklamalar, saldırı dalgalarının yalnızca anlık misillemelerle sınırlı kalmayacağı yönünde bir çerçeve sunarken, CENTCOM’un yeni hamlesi de bölgedeki tansiyonun azalmadığına işaret ediyor.
Şu an için CENTCOM’un duyurduğu yeni saldırı dalgasına ilişkin hedef ve detaylar, kaynağın aktardığı ifadelerle sınırlı. Ancak saldırıların Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilere yönelik tehdit unsurlarını zayıflatmayı amaçladığı vurgusu, bölgesel riskleri artıran ana başlıklardan biri olmaya devam ediyor.